Bodrum’un 2025 yılı değerlendirilmesi ve 2026 yılından beklentilerimizin masaya yatırıldığı bir TV programında çok değerli konukların özellikle üzerinde durdukları ve dikkat çektikleri konu Bodrum’un kimliğiydi.
Cevat Şakir’in dünyaya tanıttığı, mavi yolculukla turizmin temellerini attığı Bodrum, hoşgörü ve konukseverliğin doğal zenginliklerle birlikte sunulduğu bir balıkçı kasabası olmaktan çıkıp rant vurguncularının ve suç çetelerinin yönettiği bir kent haline geldi ne yazık ki!
Ağır Ceza Mahkemeleri içinde en çok dosyanın bulunduğu yerlerin Bodrum 1 ve 2 no.lu Ağır Ceza Mahkemeleri olduğu gerçeği giderek asayiş ve suç oranının ne denli arttığının bir göstergesidir.
Şimdiye kadar kenti yönetmeye kalkan yerel yöneticiler ve sivil toplum kuruluşları, meslek odası başkanları her fırsatta 12 ay turizmden söz ettiler, Bodrum’un tanıtılması projelerine öncelik verdiler.
Oysa bu programa katılan değerli konukların da altını çizdiği gibi Bodrum’un tanıtıma değil, korunmaya ihtiyacı var.
Dünyanın en uzak köşelerinde bile haritada Türkiye’nin yerini bulamayanlar bile Bodrum’u tanıyor zaten.
Ancak Bodrumu, magazin sayfalarından tanıyanlar kamuoyunda yanlış ve olumsuz bir algı yaratıyorlar.
Yemyeşil ormanları, masmavi denizi, eşsiz koylarıyla kuşkusuz Bodrum, herkesin tercih ettiği bir turizm bölgesidir Ama giderek gelişen ve değişen turizm anlayışında turistler bu doğal güzelliklerin yanında bölgenin tarihi ve kültürel değerlerini de görmek, tanımak istiyorlar. Ne bilsinler dünyanın en değerli kültür miraslarının üzerinde sanayi sitesinin, stadyumun, hurdacıların olduğunu.
Daha da önemlisi günümüzde her kentin bir ruhu vardır, kültürel dokusu vardır. Bu ruh ve kentte yaşayanların ortak kültürünü belirleyen de; meydanları, parkları, müzeleri, sosyal donatı alanlarıdır.
Bodrum’u belirli dönemlerde gelen turistlerin zevkleri, beklentileri kuşkusuz önemlidir ancak yaz-kış bu kentte yaşayan insanların da yerel yönetimlerden ve kamudan beklentileri vardır.
Gençlere spor alanları, emeklilere yaşam merkezleri, kütüphaneler, mesire alanları, çocuklara kreş ve oyun parkları ilk aklımıza gelen hizmetler.
Bu hizmetlerin yapılabilmesi için kamunun ayırdığı kaynaklar ya da yerel yönetimlerin bütçesi yetmeyebilir. Bu durumda kentte yaşayan ekonomisi uygun hayırseverlerin bağışları önem kazanıyor. Fakat onları yoğun bir bürokrasi trafiğine takılmadan, kolaylaştırıcı ve özendirici desteklerin sağlanması ve tüm bu çalışmaların çok iyi koordine edilmesi gerekir.
Bu konuda Bodrum şanslı bir kent. Gerek Bodrum aileleri gerekse dışardan gelip Bodrum’a yerleşmiş iş insanları ve birikim sahibi hayırsever yurttaşların gönüllü katkılarını doğru kanalize etmek Kaymakamlık ve Bodrum Belediye Başkanlığının görevleri arasındadır.
Bizlere düşen de bu anlamda karşılık beklemeden yaşadığı kente katkı sunmak isteyen sorumluluk sahibi, duyarlı yurttaşları kamuoyuna tanıtmak olmalıdır.
Bodrum Belediye Meclisinin ocak ayı toplantısında alınan bir kararla Konacık bölgesinde Huzurevi projesi için arsa tahsisi yapıldı.
Bodrum için en az öğrenci yurdu, Kongre ve Kültür Merkezi kadar gerekli olan Huzurevi (Yaşlı Bakım Merkezi) yapımını Türkiye’nin farklı yerlerinde onlarca okul, sağlık ocağı, hastane, kamuya lojman vb. tesisleri kazandıran iş insanı Yunus Büyükkuşoğlu üstlendi.
Aynı zamanda Türkiye’nin en büyük sanat koleksiyonuna sahip bir kültür insanı olan Büyükkuşoğlu’nun otelleri ve sanayi kuruluşları bile birer müze görünümündedir.
Şu anda bir sanat müzesi ve yaşam merkezi kurma çalışmalarını sürdüren Yunus Büyükkuşoğlu’nun daha önce Bodrum’a kazandırdıklarını da yazmadan edemeyeceğim.
Çamlık İlkokulu, Torba Mezarlığı, Torba Sağlık Ocağı, Bodrum Güzel Sanatlar Fakültesi Heykel ve Seramik Bölümleri, İslamhaneleri İlkokulu, İslamhaneleri Ortaokulu, Zeki Büyükkuşoğlu Dereköy İlkokulu, 47 Daire Polis Lojmanları, Kadın Dayanışma Merkezi,
Tüm bu yaptıklarının duyurulmasından rahatsızlık duysa da diğer hayırseverleri özendirmek, Bodrum’dan beslenen kişilerin Bodrum’un sosyal, kültürel, sanatsal yaşamına katkı koyması, daha net bir ifadeyle Bodrum’u beslemeleri konusunda Yunus Büyükkuşoğlu’nun anlayış ve hoşgörüsüne sığınarak burada açıklama gereği duydum.
Bodrum’da yaşayan, Bodrum’a değer katan ve dolayısıyla iz bırakan insanların çoğalması adına yaptıklarının halka anlatılması, kamuoyuyla paylaşılması benim açımdan anlamlı bir görev diye düşündüm. Bodrum Belediye Başkanı Tamer Mandalinci ve Muğla Büyükşehir Belediyesi Başkanı Ahmet Aras’ın yatırım programına aldıkları Sivil Toplum Merkezi’nin de takipçisi olmaya devam edeceğiz.
Keza yıllardır ısrarla ve inatla dile getirdiğimiz öğrenci yurdunun da en kısa zamanda tamamlanıp, gençlerin kullanımına açılması, Bodrum için önemli bir marka durumuna gelen Bodrumspor’un ve inançlı, fedakar taraftarlarının hak ettiği, içinde süper lige yakışan bir stadyumun da yer aldığı bir spor kompleksinin acilen yapımına başlanmasını bekliyoruz.
Gerek ekonomik gerekse sosyal ve kültürel anlamda çok zengin bir insan potansiyeline sahip Bodrum’un bu değerlerden yeterince yararlanmadığını düşünüyorum.
Umarım bu iyi niyetli önerilerimiz dikkate alınır.
AYHAN ONGUN(Gazeteci-Yazar)
BODRUM’DA İZ BIRAKANLAR- 1 (YUNUS BÜYÜKKUŞOĞLU)
Yayınlanma :
13.01.2026 09:15
Güncelleme
: 13.01.2026 09:15
Yorum Yazma Kuralları
Lütfen yorum yaparken veya bir yorumu yanıtlarken aşağıda yer alan yorum yazma kurallarına dikkat ediniz.
Türkiye Cumhuriyeti yasalarına aykırı, suç veya suçluyu övme amaçlı yorumlar yapmayınız.
Küfür, argo, hakaret içerikli, nefret uyandıracak veya nefreti körükleyecek yorumlar yapmayınız.
Irkçı, cinsiyetçi, kişilik haklarını zedeleyen, taciz amaçlı veya saldırgan ifadeler kullanmayınız.
Türkçe imla kurallarına ve noktalama işaretlerine uygun cümleler kurmaya özen gösteriniz.
Yorumunuzu tamamı büyük harflerden oluşacak şekilde yazmayınız.
Gizli veya açık biçimde reklam, tanıtım amaçlı yorumlar yapmayınız.
Kendinizin veya bir başkasının kişisel bilgilerini paylaşmayınız.
Yorumlarınızın hukuki sorumluluğunu üstlendiğinizi, talep edilmesi halinde bilgilerinizin yetkili makamlarla paylaşılacağını unutmayınız.
Yorumlar
Kalan Karakter: