Muğla’nın Milas ilçesine bağlı Kıyıkışlacık–Antik Kent İasos bölgesinde yürütülen liman ve dolgu faaliyetleri, çevresel etkileri ve verilen çalışma izinleri nedeniyle tartışma yaratmaya devam ediyor. Bölgedeki çalışmaların özellikle balıkların üreme döneminde sürdürülmesine çevre temsilcilerinden tepki geldi.
İasos Mahalle Meclisi Derneği Başkanı, Milas Kent Konseyi Çevre Enerji Çalışma Grubu Sözcüsü ve CHP Muğla İl Çevre Komisyonu Üyesi Hülya Scobie, Çevresel Etki Değerlendirmesi (ÇED) raporunda yer alan çevre koruma şartlarının verilen süre uzatımları ve özel izinlerle fiilen ortadan kaldırıldığını söyledi.
Scobie, ÇED dosyasında Mart, Nisan ve Mayıs aylarında balıkların üreme ve yumurtlama dönemleri nedeniyle çalışmaların durdurulmasının açıkça belirtildiğini hatırlattı. Ancak şirketin 2025 yılında Muğla Valiliği İlçe Mahalli Kurulu’ndan aldığı özel izinle bu dönemde faaliyetlerini sürdürdüğünü belirten Scobie, 2026 yılında da aynı dönemde yeni bir izinle çalışmaların en az Mart sonuna kadar devam ettiğini ifade etti.
“Bir körfezin en hassas biyolojik döneminde iki yıl üst üste çalışma izni verilmesi kabul edilemez. Bu şekilde devam ederse Güllük Körfezi’nde balık kalmayacak” diyen Scobie, ekolojik dengenin ciddi şekilde tehdit altında olduğunu savundu.
Sabah 08.00’den Gece 23.00’e Kadar Çalışma İzni
Projeye verilen çalışma saatleri de tartışma yarattı. Valilik tarafından verilen izin kapsamında şirketin sabah 08.00’den gece 23.00’e kadar faaliyet gösterebilmesine olanak tanındı.
Scobie, bu kararın hem çevre hem de bölge halkının yaşam kalitesi açısından kabul edilemez olduğunu belirterek, “Bir turizm ve yerleşim bölgesinde, mahallenin ortasında sabah erken saatlerden gece geç saatlere kadar ağır makinelerle çalışılmasına izin verilmesi çevre halkının huzuru ve sağlığı açısından ciddi sorun yaratıyor” dedi.
Üç Ayda Bitecek İş Bir Yılı Aştı
Projeye ilişkin ÇED dosyasında belirtilen takvimin de fiilen uygulanmadığını söyleyen Scobie, üç ayda tamamlanması gereken işin süre uzatımlarıyla bir yılı aşkın süredir devam ettiğini belirtti.
Süre uzatımlarıyla birlikte ÇED dosyasında yer alan çevresel sınırlamaların giderek ortadan kalktığını öne süren Scobie, balıkların üreme döneminin yanı sıra Mayıs–Ekim arasındaki inşaat yasağı döneminde de faaliyetlerin sürdürüldüğünü iddia etti.
“ÇED Taahhütleri Sahada Uygulanmıyor”
Scobie, şirketin ÇED sürecinde verdiği bazı taahhütlerin de yerine getirilmediğini dile getirdi. ÇED dosyasına göre öncelikle geri saha inşaatının tamamlanması ve limana ait bağlantı yollarının açılması gerektiğini belirten Scobie, buna rağmen ağır araçların mahalle içindeki dar yolları kullanmaya devam ettiğini söyledi.
Mahallede yaşayanların yoğun kamyon trafiği nedeniyle ciddi rahatsızlık yaşadığını ifade eden Scobie, bunun hem yaşam kalitesini düşürdüğünü hem de can ve mal güvenliği açısından risk oluşturduğunu belirtti.
İmar ve Planlama Tartışması
Projeye ilişkin bir diğer tartışma başlığı ise imar ve planlama konusu oldu. Scobie, bölgede imar bulunmadığı için vatandaşların en küçük yapılaşma için bile izin alamadığını hatırlatarak, buna rağmen kiralık parseller ve kiralık deniz cephesi üzerinde büyük ölçekli müdahaleler yapılmasının kamu vicdanını yaraladığını söyledi.
Ayrıca Aydın–Muğla 1/50.000 ölçekli Bütünleşik Kıyı Alanı Planları’nın iptal edilmiş olmasına rağmen, davaları devam eden bir projede çalışmaların sürmesinin planlama hukuku açısından soru işaretleri doğurduğunu ifade etti.
Kıyıların Ortak Kullanımı ve Kirlilik İddiası
Scobie, kıyıların Anayasa’nın 43. maddesine göre devletin hüküm ve tasarrufu altında olduğunu ve herkesin eşit kullanımına açık olması gerektiğini vurgulayarak, Kıyıkışlacık halkının uzun yıllardır kullandığı tek kumsal alanın fiilen kullanım dışı kaldığını dile getirdi.
Ayrıca denizde yürütülen faaliyetler sırasında yakıt ikmali nedeniyle yağ ve mazot sızıntısı oluştuğu ve bunun deniz yüzeyinde kirliliğe yol açtığı yönünde gözlemler olduğunu da belirtti.
Bakanlığa İnceleme Çağrısı
Scobie, bazı dönemlerde valilik izni olmadan Güllük Liman Başkanlığı’ndan alınan izinlerle çalışmaların sürdürüldüğüne ilişkin açıklamaların da kamuoyunda soru işaretleri yarattığını ifade etti.
Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı’na çağrıda bulunan Scobie, ÇED kararlarına aykırı olduğu iddia edilen faaliyetlerin derhal incelenmesi gerektiğini belirtti.
“Bakanlığın kendi karar ve hükümlerine uyulup uyulmadığını denetlemesi hukuki bir zorunluluktur. Davaları süren bir projede ileride faaliyetin durdurulması kararı çıkarsa, o zamana kadar doğaya verilen zarar nasıl telafi edilecektir?” diye konuştu.
Yorumlar
Kalan Karakter: