Antik dönemin en görkemli eserlerinden biri olarak kabul edilen Knidos Aslanı, hem tarihi hem de sanatsal değeriyle dünya arkeoloji literatüründe özel bir yere sahip. MÖ 4. yüzyıla tarihlenen ve bir anıt mezarın parçası olduğu bilinen heykel, antik Knidos Antik Kenti’nin simgelerinden biri olarak kabul ediliyor.
Yaklaşık 11 ton ağırlığındaki aslan heykeli, Datça açıklarında denize hâkim bir noktada, “Kızıl Kayalar” olarak bilinen konumda yer alıyordu. Kireç taşından yapılan çekirdeği sağlam kalan ancak mermer kaplaması zamanla zarar gören heykel, sabah ve akşam güneş ışıklarını aldığında bal rengi bir görünüm kazanıyor, göz ve yüz detaylarında kullanılan değerli taşlarla dikkat çekiyordu.
212 Sandık Tarihi Eser Kaçırıldı
-
yüzyılda bölgede kazılar yapan ve o dönem British Museum adına çalışan Charles Thomas Newton, Knidos’ta yürüttüğü çalışmalar sırasında çok sayıda eseri İngiltere’ye götürdü. Kaynaklara göre Newton, Datça’dan 212 sandık dolusu tarihi eseri ülkesine taşıdı. Bu eserler arasında Knidos Aslanı da bulunuyordu.
1858 yılında Newton’un kazı ekibinde yer alan Richard Popplewell Pullan tarafından uçurum kenarında keşfedilen heykel, daha sonra İngiltere’ye taşındı. Heykelin çıkarılması ve taşınması sürecinde yaklaşık 100 Datçalı köylünün çalıştırıldığı belirtiliyor.
Newton’un anılarında, eseri “uygarlığın ve insanlık mirasının koruyucusu İngiltere’ye götürmenin gururunu yaşadığını” yazdığı aktarılıyor. Bu sözler, bugün hâlâ tartışma konusu olmaya devam ediyor.
Geri Getirme Girişimi Sonuçsuz Kaldı
2008 yılında Datça Belediyesi, Knidos Aslanı’nın iadesi için resmi girişimde bulundu. Ancak yapılan başvuru olumlu sonuçlanmadı. Günümüzde yalnızca Knidos Aslanı değil, o dönem kaçırılan birçok tarihi eser de British Museum’da sergilenmeye devam ediyor.
Datça’nın sembollerinden biri olan Knidos Aslanı, aradan geçen 168 yıla rağmen doğduğu topraklara dönemedi. Uzmanlara göre eser, yalnızca arkeolojik bir değer değil; aynı zamanda kültürel hafızanın ve yerel kimliğin de önemli bir parçası.
Yorumlar
Kalan Karakter: