<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
     xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
     xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
     xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
     xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
     xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/">
    <channel>
        <title>Tv48 | Hayatın İçinden | Dünya&#039;dan Güncel Haberler - Gündem</title>
        <description>Muğla&#039;nın 13 ilçesi başta olmak üzere Türkiye ve Dünya geneline yönelik yayın yapan TV48, Hayatın içinde ne varsa ve daha fazlasıyla yanınızda...</description>
        <link>https://www.tv48.com.tr</link>
        <language>tr</language>
        <pubDate>Mon, 13 Jul 2026 18:45:06 +0300</pubDate>
                                <item>
                <title>MSB acı haberi duyurdu! Fırat Kalkanı Harekat Bölgesinde bir askerimiz Şehit oldu</title>
                                                     <content:encoded><![CDATA[<p id="spot">Milli Savunma Bakanlığı, Fırat Kalkanı Harekat Bölgesi'nde rahatsızlanan Piyade Astsubay Kıdemli Başçavuş Kenan Şahin'in kaldırıldığı hastanede yapılan tüm müdahalelere rağmen şehit olduğunu duyurdu. </p>

<p>MSB'den yapılan açıklamada, şu ifadelere yer verildi:</p>

<p>"Kahraman silah arkadaşımız, rahatsızlanması nedeniyle hastaneye kaldırılmış; yapılan tüm müdahalelere rağmen kurtarılamayarak 24 Haziran 2026 tarihinde şehit olmuştur. Kahraman şehidimize şahsım ve Milli Savunma Bakanlığı mensupları adına Allah'tan rahmet; kederli ailesine ve asil milletimize başsağlığı ve sabır dilerim."</p>]]></content:encoded>
                                                    <image>https://images.tv48.com.tr/media/2026/06/msb-aci-haberi-duyurdu-firat-kalkani-harekat-bolgesinde-bir-askerimiz-sehit-oldu_6a3d108a7a65c_h.jpg</image>
                                <category>Gündem</category>
                <author>Ecem Kiriş</author>
                <link>https://www.tv48.com.tr/msb-aci-haberi-duyurdu-firat-kalkani-harekat-bolgesinde-bir-askerimiz-sehit-oldu/218988</link>
                <pubDate>Thu, 25 Jun 2026 14:25:39 +0300</pubDate>
            </item>
                                <item>
                <title>Seferihisar Belediyesi&#039;ne 3. dalga operasyon! Başkanlar gözaltına alındı</title>
                                    <description>İzmir&#039;in Seferihisar Belediyesi’ne yönelik &#039;yolsuzluk&#039; ve &#039;rüşvet&#039; soruşturması kapsamında düzenlenen 3’üncü dalga operasyonunda Seferihisar Belediye Başkanı İsmail Yetişkin ve Balçova Belediye Başkanı Onur Yiğit’in de aralarında olduğu 24 kişi gözaltına alındı.</description>
                                                     <content:encoded><![CDATA[<p>İzmir'de Seferihisar Belediyesi'ne yönelik yürütülen soruşturma kapsamında üçüncü dalga operasyon düzenlendi. "Yolsuzluk" ve "rüşvet" iddialarıyla sürdürülen soruşturmada, aralarında Seferihisar Belediye Başkanı İsmail Yetişkin, Balçova Belediye Başkanı Onur Yiğit, belediye çalışanları ve iş insanlarının da bulunduğu şüpheliler hakkında gözaltı kararı verildi.</p>

<p>Soruşturma dosyasında yer alan iddialara göre, şüphelilerin inşaat ve imar işlemleriyle ilgili belediye görevlileri ve müteahhitler arasında usulsüz işlemler karşılığında elden ve banka hesapları üzerinden para alışverişinde bulunduğu öne sürüldü. Ayrıca, 31 Mart 2024 Mahalli İdareler Genel Seçimleri öncesinde gerçekleştirilen bazı para transferlerinin de rüşvet kapsamında değerlendirildiği belirtildi.</p>

<p>Sabah saatlerinde gerçekleştirilen üçüncü dalga operasyonda belediye başkanlarıyla birlikte toplam 24 şüpheli gözaltına alındı. Şüphelilerin emniyetteki işlemlerinin sürdüğü öğrenildi.</p>

<p>Kaynak : İHA</p>]]></content:encoded>
                                                    <image>https://images.tv48.com.tr/media/2026/06/seferihisar-belediyesine-3-dalga-operasyon-baskanlar-gozaltina-alindi_6a3cccc99c9b3_h.png</image>
                                <category>Asayiş,Siyaset,Gündem</category>
                <author>Ecem Kiriş</author>
                <link>https://www.tv48.com.tr/seferihisar-belediyesine-3-dalga-operasyon-baskanlar-gozaltina-alindi/218905</link>
                <pubDate>Thu, 25 Jun 2026 09:25:02 +0300</pubDate>
            </item>
                                <item>
                <title>Mühimmat deposunda patlama: 2 şehit</title>
                                    <description>Kırıkkale’de bulunan mühimmat depolama ve imha tesisinde henüz bilinmeyen bir nedenle patlama meydana geldi. Patlamada görev yapan bir fabrika müdürü ve bir emekli astsubayın hayatını kaybettiği öğrenildi.</description>
                                                     <content:encoded><![CDATA[<p>Kırıkkale’nin Yahşihan ilçesinde bulunan Makine Kimya Endüstrisi Bedesten Mühimmat Depolama ve İmha Tesisi’nde henüz bilinmeyen bir nedenle patlama meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, tesiste henüz öğrenilemeyen bir sebeple patlama meydana geldi. İhbar üzerine bölgeye çok sayıda AFAD, jandarma ve sağlık ekibi sevk edildi.</p>

<p>3,5 inç roket mühimmatının infilak ettiği patlamada görev yapan bir fabrika müdürü ve bir emekli astsubayın hayatını kaybettiği öğrenildi.</p>

<p>Kırıkkale Valiliği, Yahşihan ilçesi Bedesten mevkiindeki imha sahasında meydana gelen patlamayla ilgili açıklama yaptı. Açıklamada, 2 özel şirket çalışanının hayatını kaybettiği belirtilerek, "23 Haziran 2026 tarihinde saat 14.00 sıralarında Yahşihan ilçesi Bedesten mevkiindeki imha sahasında, gerçekleştirilen Ar-Ge faaliyetleri esnasında mühimmatın kazaen patlaması sonucu özel şirket çalışanı 2 personel vefat etmiştir.Olayın ardından AFAD başta olmak üzere ilgili kurumlar süratle bölgeye sevk edilmiş, bölgede gerekli güvenlik tedbirleri alınmıştır. Meydana gelen olayla ilgili adli ve idari inceleme başlatılmış olup süreç ilgili makamlarca titizlikle takip edilmektedir. Vefat eden vatandaşlarımıza Allah’tan rahmet, kederli ailelerine ve yakınlarına başsağlığı diliyoruz" ifadelerine yer verildi.</p>

<p> </p>]]></content:encoded>
                                                    <image>https://images.tv48.com.tr/media/2026/06/muhimmat-deposunda-patlama-2-sehit_6a3a90261c574_h.jpg</image>
                                <category>Asayiş,Gündem</category>
                <author>Ecem Kiriş</author>
                <link>https://www.tv48.com.tr/muhimmat-deposunda-patlama-2-sehit/218769</link>
                <pubDate>Tue, 23 Jun 2026 16:52:51 +0300</pubDate>
            </item>
                                <item>
                <title>Valizini Alan Yola Çıkıyor! KYK Yurtları Gençlere Ücretsiz</title>
                                                     <content:encoded><![CDATA[<h3>Seyahatsever Projesi Yeniden Başlıyor</h3>

<p>Yaz tatilini yeni şehirler keşfederek geçirmek isteyen gençlere müjdeli haber geldi. Bu yıl 5'inci kez Gençlik ve Spor Bakanlığı tarafından hayata geçirilen Seyahatsever Projesi kapsamında, 18-30 yaş arasındaki gençler 8 Temmuz itibarıyla Türkiye'nin 81 ilindeki belirlenen KYK yurtlarında ücretsiz konaklayabilecek.</p>

<h3>Öğrenci Olma Şartı Aranmıyor</h3>

<p>Projeden yararlanmak için öğrenci olma şartı bulunmuyor. 18 ile 30 yaş arasındaki tüm gençler, yaz boyunca kendilerine ayrılan yurtlarda ücretsiz şekilde konaklama imkanına sahip olacak.</p>

<h3>Aynı İlde En Fazla 5 Gün</h3>

<p>Uygulama kapsamında gençler aynı ilde en fazla 5 gün konaklayabilecek. Kadın misafirler kız öğrenci yurtlarında, erkek misafirler ise erkek öğrenci yurtlarında ağırlanacak. Konaklama yapılacak yurtlar ise müsaitlik durumuna göre belirlenecek.</p>

<h3>Türkiye'yi Keşfetmek İsteyenlere Fırsat</h3>

<p>81 ilde uygulanacak proje sayesinde gençler hem farklı şehirleri görme hem de ekonomik yük oluşturmadan seyahat etme fırsatı yakalayacak. Yaz döneminde açık olan KYK yurtlarının kullanılacağı projeye yoğun ilgi bekleniyor.</p>

<h3>Başvurular ve Bilgi Hattı</h3>

<p>Projeden yararlanmak isteyen gençler, rezervasyon ve detaylı bilgi için ALO GSB 444 0 472 hattını arayabilecek.</p>]]></content:encoded>
                                                    <image>https://images.tv48.com.tr/media/2026/06/post218741_6a3a637d21442_h.png</image>
                                <category>Gündem,Yaşam</category>
                <author>Ecem Kiriş</author>
                <link>https://www.tv48.com.tr/valizini-alan-yola-cikiyor-kyk-yurtlari-genclere-ucretsiz/218741</link>
                <pubDate>Tue, 23 Jun 2026 13:42:14 +0300</pubDate>
            </item>
                                <item>
                <title>Ömer Çelik: “2028 Cumhurbaşkanı Adayımız Recep Tayyip Erdoğan’dır”</title>
                                                     <content:encoded><![CDATA[<h3>AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik: “2028 Cumhurbaşkanı Adayımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’dır”</h3>

<p>AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik, partisinin Merkez Karar ve Yönetim Kurulu (MKYK) toplantısının ardından yaptığı açıklamada, 2028 Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde partisinin adayının Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan olduğunu duyurdu. Siyasi gündemde uzun süredir tartışılan adaylık konusu, Çelik’in net ifadeleriyle açıklığa kavuştu.</p>

<h3>“Yetkili Organlarımızın Duruşu Son Derece Açık”</h3>

<p>Basın toplantısında gazetecilerin sorularını yanıtlayan Çelik, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın adaylığına ilişkin değerlendirmesinde, “Partimizin bütün yetkili organları son derece açık ve kararlı bir duruş sergilemektedir. 2028 Cumhurbaşkanı adayımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’dır” ifadelerini kullandı.</p>

<h3>Bahçeli’nin Açıklamalarına Teşekkür</h3>

<p>Çelik, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin erken seçim yapılmayacağı ve Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın yeniden aday olması gerektiği yönündeki açıklamalarını da değerlendirdi. Bahçeli’nin sözlerini “şükranla karşıladıklarını” belirten Çelik, açıklamanın Cumhur İttifakı’nın birlik ve beraberliğini ortaya koyduğunu söyledi.</p>

<h3>Cumhur İttifakı’nda Adaylık Mutabakatı</h3>

<p>Ömer Çelik, Bahçeli’nin değerlendirmelerinin Cumhur İttifakı’nın Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın adaylığı konusundaki ortak iradesini yansıttığını belirterek, “Bu açıklama Cumhur İttifakı’nın birliğini, beraberliğini, Sayın Cumhurbaşkanımızın adaylığı konusundaki mutabakatını ve kararlılığını gösteren önemli bir açıklamadır” dedi.</p>]]></content:encoded>
                                                    <image>https://images.tv48.com.tr/media/2026/06/omer-celik-2028-cumhurbaskani-adayimiz-recep-tayyip-erdogandir_6a3a295e3744d_h.jpg</image>
                                <category>Siyaset,Gündem</category>
                <author>Ecem Kiriş</author>
                <link>https://www.tv48.com.tr/omer-celik-2028-cumhurbaskani-adayimiz-recep-tayyip-erdogandir/218665</link>
                <pubDate>Tue, 23 Jun 2026 09:34:58 +0300</pubDate>
            </item>
                                <item>
                <title>Türkiye, Paraguay’a mağlup oldu: Dünya Kupası’na veda ettik</title>
                                                     <content:encoded><![CDATA[<p>Türkiye, Dünya Kupası’nda Paraguay karşısında aldığı mağlubiyetle turnuvaya veda etti. Milyonların ekran başından takip ettiği kritik mücadelede Paraguay, henüz 2. dakikada bulduğu golle 1-0 öne geçti.</p>

<p>Karşılaşmanın ilk yarısı Paraguay’ın üstünlüğüyle sona ererken, ilk yarının uzatma dakikalarında Paraguay’da Miguel Almirón 45+3’te gördüğü kırmızı kartla takımını 10 kişi bıraktı.</p>

<p>Türkiye ikinci yarıda beraberlik golü için baskısını artırdı. Ay-yıldızlılar zaman zaman etkili pozisyonlar bulsa da aradığı golü bulamadı.</p>

<p>Kalan dakikalarda skoru değiştiremeyen Türkiye, sahadan 1-0 mağlup ayrıldı ve Dünya Kupası’na veda etti.</p>]]></content:encoded>
                                                    <image>https://images.tv48.com.tr/media/2026/06/turkiye-paraguaya-maglup-oldu-dunya-kupasina-veda-ettik_6a36227757d3d_h.png</image>
                                <category>Spor,Gündem</category>
                <author>Ecem Kiriş</author>
                <link>https://www.tv48.com.tr/turkiye-paraguaya-maglup-oldu-dunya-kupasina-veda-ettik/218426</link>
                <pubDate>Sat, 20 Jun 2026 08:00:58 +0300</pubDate>
            </item>
                                <item>
                <title>Tutuklu Bolu Belediye Başkanı Tanju Özcan, CHP’den istifa etti</title>
                                                     <content:encoded><![CDATA[<p>Tutuklanan ve Bolu Belediye Başkanlığı görevinden uzaklaştırılan Tanju Özcan, CHP'den istifa etti. Özcan, istifa mektubunu cezaevinden yolladı.</p>

<p>Bolu Belediyesine yönelik 28 Şubat'ta düzenlenen operasyonda gözaltına alınan Özcan, 2 Mart'ta "icbar suretiyle irtikap" suçundan tutuklanmasının ardından İçişleri Bakanlığı tarafından 3 Mart'ta belediye başkanlığı görevinden uzaklaştırıldı. Özcan hakkında, aynı soruşturma kapsamında 4 Nisan'da "nitelikli dolandırıcılık" suçundan da tutuklama kararı verildi. Özcan, dün "icbar suretiyle irtikap" ve "nitelikli dolandırıcılık" suçlarının ardından "cinsel saldırı" iddiasıyla başlatılan soruşturma kapsamında da tutuklandı.</p>

<p>Mahkemenin mutlak butlan kararıyla birlikte yeniden Genel Başkanlık görevine dönen Kemal Kılıçdaroğlu, 12 Haziran'da Merkez Yönetim Kurulu'nu (MYK) topladı. Toplantıda alınan karar doğrultusunda, Bolu Belediye Başkanı Tanju Özcan ile Mersin Mezitli Belediye Başkanı Serkan Tuncer tedbirli olarak kesin ihraç talebiyle disipline sevk edildi. Kararın ardından sosyal medya hesabından paylaşım yapan Özcan, "İşbirlikçi kayyum ve çetesi beni YDK'ya sevk etmiş. Ben, atanmış kayyumun sözde YDK'sına savunma vermem. Gelinen noktada, siyasi cunta işgali bitinceye kadar CHP üyeliğinden istifa ediyorum." ifadelerini kullandı.</p>

<p>Özcan'ın açıklamaları şu şekilde:</p>

<p>"Sevgili başkanım, önce senin şahsında tüm Bolulu hemşehrilerimi saygı ile selamlarım.</p>

<p> </p>

<p>21 Mayıs 2026 tarihinde, başarısızlıkları ile 13 kez sandıkta yenilmemizin baş aktörü Kemal Kılıçdaroğlu hukuken izah edilemeyecek bir karar ile partimize kayyum olarak atadı.</p>

<p> </p>

<p>Bazıları Kılıçdaroğlu’nun utanacağını ve böyle bir görevi kabul etmeyeceğini iddia etse de, kayyum “güle oynaya” ipi malum çevrelerin elinde olacak şekilde polis ile partimize çöktü.</p>

<p> </p>

<p>İlk gün bu karara tepki vererek istifa edecektim. Ancak sizlerin ve partili ağabeylerimin telkini ile beklemek zorunda kaldım. Ancak dün bu siyasi cuntanın beni disipline verdiklerini duyup, sosyal medya aracılığı ile istifamı duyurdum.</p>

<p> </p>

<p>Sevgili kardeşim,</p>

<p> </p>

<p>Sen beni iyi tanırsın. Haksızlığa boyun eğen bir yapım hiç olmadı. AKP’ye karşı başarılı olmuş CHP’lileri hiç içine sindiremeyen KILIÇDAROĞLU ÇETESİ partiyi bitirmek için görevlendirilmiş. “Arınma” kavramı ile akıllarınca beni kirletecekler, bunun içinde cunta disiplin kuruluna sevk etmişler. Benim sizler ile birlikte 2023 Temmuz’da Bolu’dan Ankara’ya yaptığım “değişim” temalı yürüyüşü unutamamışlar.</p>

<p> </p>

<p>Sokağa çıkmaya yüzü olmayan kiralık siyasetçileri muhatap alacak değilim. O yüzden yandaş basının iğrenç iftiralarını “emir” kabul edenlere savunma vermem. Benim savunmamı samimi olarak dinlemek isteyenler, 6 Temmuz’da başlayacak duruşmamı izlesinler.</p>

<p> </p>

<p>Orada benim, ne kendime ne de yakınlarıma 1 kuruş dahi menfaat sağlamadığımı, hatta savcılığın bile kendisine menfaat kastı olmaksızın, öğrenci bursu bulmak amacıyla çaba gösterdiğim için yargılandığımı söylediğini duyacaklardır.</p>

<p>Bana atılan bel altı iftiraların sebebi de, mahkumiyetim için yargılandığım dosyada yeterli delil olmayışıdır. Suçsuz olduğumu, beni daha uzun süre cezaevinde tutamayacaklarını biliyorlar. O yüzden de attıkları iftiraların çamur gibi iz bırakmasını umuyorlar. Ama öyle yağma yok. Biz itibarımızı atama ile almadık, birileri de bize itibar bahşetmedi. Altını çamura bulasan da değeri düşmez.</p>

<p> </p>

<p>2026 yılındaki butlan kararı sonrasında, milyonların “hain” diye nitelendirdiği kayyum ve çetesine asla başımı eğmeyeceğim.</p>

<p> </p>

<p>Sevgili kardeşim, bu mektubu sana yazma sebebim açık. Ben partimin başındaki “siyasi cunta”yı hukuken ve siyaseten tanımıyorum. Sen ise seçilmiş il başkanısın. Ek’te sunduğum istifa dilekçemi partiye çöken CUNTA ÇETESİNE ulaştırmanı bekliyorum. Yine bu mektubumu da hücredeki ağabeyinin hatırını gözeterek, kamuoyu ile paylaşmanı umuyorum.</p>

<p> </p>

<p>Umudum pek kalmamakla birlikte, eğer cuntayı partiden söküp atabilirseniz, koşa koşa babaevine dönmek isterim. Partiyi cunta işgalinden kurtaramaz ve başka çare kalmadığı düşünülerek yeni bir yol açalım derseniz, senin ve Sn. Genel Başkanımızın hemen arkasında konuşlanacağımdan kuşkunuz olmasın.</p>

<p> </p>

<p>Birlikte kazandığımız 6 seçimde (4 kez milletvekilliği, 2 kez de belediye başkanlığı) beni hiç yalnız bırakmayan tüm yol arkadaşlarımı hasretle kucaklıyorum. Ben onların başını öne eğecek, yüzlerini kızartacak bir hata yapmadım.</p>

<p> </p>

<p>O yüzden herkesten helallik talep ediyor, göz yaşları içinde işgal altındaki baba evinden ayrıldığımı paylaşıyorum. Allah bizlere yeniden aynı hedefe birlikte yürümeyi nasip etsin!!!"</p>]]></content:encoded>
                                                    <image>https://images.tv48.com.tr/media/2026/06/tutuklu-bolu-belediye-baskani-tanju-ozcan-chpden-istifa-etti_6a3566cd0c9fa_h.png</image>
                                <category>Siyaset,Gündem</category>
                <author>Ecem Kiriş</author>
                <link>https://www.tv48.com.tr/tutuklu-bolu-belediye-baskani-tanju-ozcan-chpden-istifa-etti/218415</link>
                <pubDate>Fri, 19 Jun 2026 17:52:09 +0300</pubDate>
            </item>
                                <item>
                <title>Meydanlarda milli maç izlenmeyecek! Valiliklere Talimat Gitti</title>
                                                     <content:encoded><![CDATA[<p>İçişleri Bakanlığı, bu hafta sonu gerçekleştirilecek Yükseköğretim Kurumları Sınavı nedeniyle ülke genelinde bazı tedbirler aldı. Alınan karar kapsamında, Türkiye ile Paraguay arasında oynanacak milli maç için meydanlara dev ekran kurulmasına izin verilmeyecek.</p>

<h2>Valiliklere Genelge Gönderildi</h2>

<p>İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi tarafından 81 ilin valiliğine gönderilen genelgede, sınava girecek öğrencilerin dikkatinin dağılmaması ve sınav sürecinin olumsuz etkilenmemesi amacıyla gerekli önlemlerin alınması istendi.</p>

<p>Genelge kapsamında sokaklarda, parklarda ve kent meydanlarında toplu maç izleme etkinlikleri ile dev ekran kurulumlarına müsaade edilmeyeceği belirtildi.</p>

<h2>Amaç Gürültü ve Trafik Yoğunluğunu Önlemek</h2>

<p>Bakanlık tarafından alınan kararın, sınav öncesinde ve sınav günlerinde oluşabilecek gürültü kirliliği ile trafik yoğunluğunu engellemeyi amaçladığı ifade edildi.</p>

<p>Yetkililer, öğrencilerin sınav öncesinde sessiz ve huzurlu bir ortamda hazırlık yapabilmelerinin öncelikli hedef olduğunu vurguladı.</p>

<h2>Belediyelerden İptal Kararları Geldi</h2>

<p>Valiliklere gönderilen talimatın ardından birçok belediye, Türkiye-Paraguay karşılaşması için planlanan açık hava etkinliklerini iptal etmeye başladı.</p>

<p>İzmir, Samsun, Denizli ve Uşak başta olmak üzere çeşitli belediyeler, kent meydanlarında kurulması planlanan dev ekran yayınlarının gerçekleştirilmeyeceğini duyurdu.</p>

<h2>YKS İçin Kapsamlı Güvenlik Tedbirleri</h2>

<p>İçişleri Bakanlığı, sınavın güvenli ve sorunsuz şekilde gerçekleştirilebilmesi için ülke genelinde kapsamlı hazırlıklar yapıldığını açıkladı.</p>

<p>Buna göre YKS kapsamında;</p>

<ul>
	<li>2 milyon 425 bin 560 aday sınava girecek.</li>
	<li>11 bin 883 okulda sınav gerçekleştirilecek.</li>
	<li>44 bin 886 personel görev alacak.</li>
	<li>6 bin 907 ekip sahada görev yapacak.</li>
</ul>

<p>Sınav merkezlerinde güvenlik, trafik ve çevresel gürültüye yönelik önlemlerin en üst seviyede uygulanacağı bildirildi.</p>]]></content:encoded>
                                                    <image>https://images.tv48.com.tr/media/2026/06/meydanlarda-milli-mac-izlenmeyecek-valiliklere-talimat-gitti_6a3532f974777_h.png</image>
                                <category>Spor,Gündem</category>
                <author>Ecem Kiriş</author>
                <link>https://www.tv48.com.tr/meydanlarda-milli-mac-izlenmeyecek-valiliklere-talimat-gitti/218388</link>
                <pubDate>Fri, 19 Jun 2026 15:13:54 +0300</pubDate>
            </item>
                                <item>
                <title>Gazeteci Fatih Bozoğlu, Türkiye’deki çevre mücadelelerini tarihsel bir hat üzerinden anlatan dikkat çekici bir yazı kaleme aldı</title>
                                                     <content:encoded><![CDATA[<p>Gazeteci Fatih Bozoğlu, Türkiye’de farklı dönemlerde yaşanan çevre mücadelelerini ele alan kapsamlı bir yazı kaleme aldı. Bozoğlu, Bergama’dan Kaz Dağları’na, Karadeniz’den Akbelen ve Deştin’e uzanan çevre direnişlerini tarihsel bir bütünlük içinde değerlendirdi.</p>

<p>Yazının detayları şöyle:</p>

<p class="MsoNoSpacing"><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><b><span style="font-family:"Arial",sans-serif">Bergama’dan Karadeniz’e, Akbelen’den Deştin’e Türkiye’de Çevre Mücadelesinin Rotası…</span></b></p>

<p class="MsoNoSpacing"><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-family:"Arial",sans-serif">Türkiye'de Çevre Direnişinin Rotası - Fatih Bozoğlu ile Sokağın Sesi 50.Bölüm</span></p>

<p class="MsoNoSpacing"><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><a href="https://sokaktv.com/kose-yazilari/bergamadan-destine-turkiyede-cevre-mucadelesinin-rotasi" style="color:#0563c1; text-decoration:underline"><span style="font-family:"Arial",sans-serif">https://sokaktv.com/kose-yazilari/bergamadan-destine-turkiyede-cevre-mucadelesinin-rotasi</span></a></p>

<p class="MsoNoSpacing"> </p>

<p class="MsoNoSpacing"> </p>

<p class="MsoNoSpacing"><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-family:"Arial",sans-serif">Son günlerde Türkiye’nin üzerine adeta bir sis perdesi gibi çöken tek bir gündem var: <b>CHP ve "butlan" tartışmaları.</b> Kafamızı nereye çevirsek bir "kayıkçı kavgası"nın yankıları çarpıyor yüzümüze. Sağımız da solumuz da aynı tozlu meydanın mağdurlarıyla dolu; bizler ise bu kurgusal cepheleşmede birer figüran olmanın ötesine geçemeyip, birbirimize yabancılaşan, kutuplaşan bir güruha dönüşüyoruz.</span></p>

<p class="MsoNoSpacing"><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-family:"Arial",sans-serif">Siyasetin o kadim "cambaza bak" numarası, her zamanki ustalığıyla yine sahnede. Bir taraf Kemal Kılıçdaroğlu’nu vatan hainliğiyle yaftalarken, diğer taraf Özgür Özel’i bir kurtarıcı edasıyla göklere çıkarıyor. Biz bu yapay fırtınada birbirimize düşerken, asıl mühim olanın üzeri örtülüyor; atı alan Üsküdar’ı çoktan geçiyor, hatta Edirne sınır kapısından ufuk çizgisini aşıp gidiyor.</span></p>

<p class="MsoNoSpacing"> </p>

<p class="MsoNoSpacing"><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-family:"Arial",sans-serif">Oysa gerçek gündem, televizyon ekranlarının ışıklı stüdyolarında değil; toprağın derinliklerinde, ormanların uğultusunda, derenin hırçın akışında gizli. <b>Asıl gündem; Bergama’dan başlayıp Fırtına Vadisi’nin serinliğine uzanan, Cerattepe’nin yüce yamaçlarından Sinop Gerze’nin kömür karasına karşı yükselen isyanıdır.</b> Gezi’nin o coşkulu ruhundan Akbelen’in, İkizköy’ün ve Deştin’in kadim zeytinliklerine kadar uzanan bu hareket, bir direnişten çok daha fazlasıdır; bu, özü itibarıyla bir <b>"yaşam kavgası"</b>dır.</span></p>

<p class="MsoNoSpacing"> </p>

<p class="MsoNoSpacing"><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-family:"Arial",sans-serif">Bu kavga, insanın yeryüzündeki varoluşuna sahip çıkma iradesidir. Şimdi, tarihin tozlu sayfalarında kalmış gibi görünen o destansı <b>Bergama Direnişi’ni</b> yeniden hatırlama vaktidir. Toprağına, havasına, suyuna, zeytinine ve kültürüne göbekten bağlı olan o kadim köylülerin yaktığı ateş cayır cayır yanmaya devam ediyor. O günden bugüne, bu topraklarda filizlenen her direniş bir öncekinin mirasıdır.</span></p>

<p class="MsoNoSpacing"> </p>

<p class="MsoNoSpacing"><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><b><span style="font-family:"Arial",sans-serif">Unutmayalım;</span></b><span style="font-family:"Arial",sans-serif"> bizler bölünmüşlükle değil, ancak doğanın, yaşamın ve hakikatin nurunun etrafında kenetlenerek bu sis perdesini dağıtabiliriz. Gözümüzü o kayıkçı kavgasından çekip, asıl yaşamsal meselemize, yani toprağımızın bize emanet ettiği o eşsiz hafızaya çevirmenin zamanı gelmedi mi?</span></p>

<p class="MsoNoSpacing"> </p>

<p align="center" class="MsoNoSpacing" style="text-align:center"><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><b><span style="font-family:"Arial",sans-serif">İşte 32 kısım tekmili birden Fatih Bozoğlu ile Sokağın Sesi başlıyor.</span></b></p>

<p align="center" class="MsoNoSpacing" style="text-align:center"> </p>

<p align="center" class="MsoNoSpacing" style="text-align:center"><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><b><span style="font-family:"Arial",sans-serif">Herodot’un memleketi, Halikarnas Balıkçısı’nın cenneti, kedilerin ve köpeklerin bile arkadaş olduğu, dünyanın en güzel yeri Bodrum’dan Merhaba!</span></b></p>

<p class="MsoNoSpacing"> </p>

<p class="MsoNoSpacing"> </p>

<p align="center" class="MsoNoSpacing" style="text-align:center"><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><b><span style="font-family:"Arial",sans-serif">BERGAMA BİR UYARIYDI…</span></b></p>

<p class="MsoNoSpacing"><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-family:"Arial",sans-serif">Bundan yaklaşık 35 yıl önce, 1989’da başlayan bir süreç, bugün Türkiye’nin çevre mücadelesi tarihinin en görkemli ve en öğretici sayfalarından birine dönüştü. Bergama’da 17 köyü kapsayan o ruhsatla başlayan şey, sadece altın çıkarma girişimi değildi; aynı zamanda bu toprakların "yaşam" ile "kâr" arasındaki kadim çatışmasının ilk büyük meydan okumasıydı.</span></p>

<p class="MsoNoSpacing"><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-family:"Arial",sans-serif">O günleri hatırlayanlar, köylülerin elinde tabutlarla yürüyüşünü, yarı çıplak eylemlerini, sembolik olarak katrana ve kuş tüyüne buladıkları şirket yöneticilerini ve o unutulmaz "Hopdediks" kılığındaki protestoları hatırlar. Bugün sivil itaatsizlik literatüründe ders olarak okutulabilecek bu eylemler, o dönemde bir avuç köylünün, avukatların, bilim insanlarının ve sanatçıların yarattığı, Türkiye’yi sarsan bir vicdan çığlığıydı.</span></p>

<p class="MsoNoSpacing"> </p>

<p class="MsoNoSpacing"><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><b><span style="font-family:"Arial",sans-serif">Hukukun Sessizliği ve "Ülke Menfaati" Kalkanı</span></b></p>

<p class="MsoNoSpacing"><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-family:"Arial",sans-serif">Bergama direnişini sadece çevreci bir hassasiyetle açıklamak, o mücadelenin derinliğini eksik bırakmak olur. Dönemin Belediye Başkanı Sefa Taşkın’ın ifadesiyle; bu bir çevre mücadelesi değil, doğrudan bir <b>"yaşam kavgası"</b> idi.</span></p>

<p class="MsoNoSpacing"><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-family:"Arial",sans-serif">Hukuk, aslında bu kavgada tarafını çok net belirlemişti. Danıştay, 1997’de "sağlıklı ve dengeli bir çevrede yaşama hakkı" gereği madenin kamu yararına aykırı olduğuna hükmetti. Ancak şirket bu kararı uygulamadı; devlet ise "ekonomik menfaatleri" gerekçe göstererek, hukuku 24 saatliğine askıya alıp bir gün sonra madeni yeniden çalıştırdı. İşte o an, devletin hukuka değil, sermayenin önündeki engelleri kaldırmaya öncelik verdiği anın fotoğrafıydı.</span></p>

<p class="MsoNoSpacing"> </p>

<p class="MsoNoSpacing"><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><b><span style="font-family:"Arial",sans-serif">Ayrışan Köyler ve "Dış Mihrak" Yalanı</span></b></p>

<p class="MsoNoSpacing"><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-family:"Arial",sans-serif">Her uzun soluklu mücadele gibi Bergama da yaralar aldı. Yıllar süren yargı süreçleri ve yıpratma politikaları, bir zamanlar aynı tarlayı süren, aynı kahvede oturan komşuları ikiye böldü. Şirketin sunduğu sınırlı ekonomik imkanlar, tarımdan kopan bir kitle için "tek geçim kaynağı" haline gelirken; direnenlerle uzlaşanlar arasındaki uçurum, bir toplumsal dokunun nasıl ilmek ilmek çözüldüğünün acı bir kanıtıydı.</span></p>

<p class="MsoNoSpacing"><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-family:"Arial",sans-serif">Buna bir de "Alman vakıfları", "dış mihraklar" söylemiyle örülü karalama kampanyaları eklendi. Dönemin medyası ve siyasi iklimi, direnenleri "vatan haini" ya da "kandırılmış köylü" olarak yaftalamayı seçti. Bugün pek çok çevre mücadelesinde tekrar tekrar sahnelenen o tanıdık senaryo; Bergama’da avukatların hedef gösterilmesinden, köylülerin yalnızlaştırılmasına kadar tüm aşamalarıyla sahneye konmuştu.</span></p>

<p class="MsoNoSpacing"> </p>

<p class="MsoNoSpacing"><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-family:"Arial",sans-serif">Bugün Bergama’ya, İliç’e, Kaz Dağları’na veya Akbelen’e baktığımızda, değişen tek şeyin maden şirketlerinin isimleri olduğunu görüyoruz. 90’larda Bergama’da atılan o çığlık, aslında bugün yaşadığımız ekolojik yıkımın habercisiydi.</span></p>

<p class="MsoNoSpacing"><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-family:"Arial",sans-serif">Bergamalılar, mücadeleleri sonuçlanmasa bile, gelecek kuşaklara onurlu bir miras bıraktılar. Onlar, "toprak satılmaz, su zehirlenmez" demenin sadece bir slogan değil, bir varoluş mücadelesi olduğunu öğrettiler. Bugün Bergama’nın dününe bakarken, o gün söylenmeyen sözlerin, o gün engellenmeyen talanın bugün bizi nasıl bir noktaya getirdiğini daha net görüyoruz.</span></p>

<p class="MsoNoSpacing"><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-family:"Arial",sans-serif">Mesele, sadece altın değil; mesele yaşamın kendisi. Ve Bergama, yaşamdan yana olanların her zaman hatırlayacağı, bitmemiş bir direnişin adıdır.</span></p>

<p class="MsoNoSpacing"> </p>

<p align="center" class="MsoNoSpacing" style="text-align:center"><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><b><span style="font-family:"Arial",sans-serif"><span style="color:red">Xxxxxxxxx</b></p>

<p class="MsoNoSpacing"> </p>

<p class="MsoNoSpacing"><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><b><span style="font-family:"Arial",sans-serif">KARADENİZ’İN HIRÇIN SULARINDA BİR VİCDAN SINAVI</span></b></p>

<p class="MsoNoSpacing"><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-family:"Arial",sans-serif">2000’li yılların şafağı, Karadeniz için bir "enerji" vaadinden ziyade, doğanın bağrına saplanacak hançerlerinin habercisi oldu. "Enerji politikaları" maskesi ardında, bölgenin yüzlerce deresi beton bentlerin arasına hapsedilmek istendi. Fırtına Vadisi’nden İkizdere’ye, Loç Vadisi’nin derinliklerinden sarp yamaçlara kadar her bir karış toprakta, yaşamın savunucuları ayağa kalktı.</span></p>

<p class="MsoNoSpacing"><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-family:"Arial",sans-serif">Mücadele, medeni dünyanın diliyle, yani hukukla yürütülüyordu. Mahkemelerin kapıları aşındırıldı; ÇED raporlarının usulsüzlüğü bir bir deşifre edildi, bilirkişi heyetleri dere ekosistemlerinin çığlığını raporlarına taşıdı. Danıştay ve idare mahkemeleri, vicdanın ve bilimin ışığında yürütmeyi durdurma kararları verdi. Evet, bazı projeler bu hukuk mücadelesiyle durduruldu; ancak birçoğu, yaşamı metaya dönüştüren o makinenin çarkları arasında ezilip geçti. Karadeniz direnişleri, yerel bir haykırış olmaktan çıkıp ulusal ölçekte yankılanan bir çevre bilincine dönüştü. Lakin o süreçte, milletin iradesine ve onuruna savrulan o meşhur, o utanç verici küfür hâlâ bir kangren gibi zihinlerimizde duruyor. O gün o ağır hakareti yutkunup sessizliğe bürünenlerin dilinde, bugün koca bir "lâl" hüküm sürüyor.</span></p>

<p class="MsoNoSpacing"><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-family:"Arial",sans-serif">Derelerine, suyuna, yani aslında kendi varoluşuna sahip çıkmaya çalışan köylülerin karşısına, devletin kolluk kuvvetleri dikildi.</span></p>

<p class="MsoNoSpacing"><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-family:"Arial",sans-serif">İnsan dönüp o üniformaların arkasına bakmadan edemiyor: <b>O kolluk kuvvetlerinin arasında kaç Karadeniz uşağı vardı?</b></span></p>

<p class="MsoNoSpacing"><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-family:"Arial",sans-serif">Karşı tarafta; elleri nasırlı, gözleri nemli; toprağını, suyunu korumaktan başka gayesi olmayan dedesi, nenesi, anası, babası ve bacıları duruyordu. Ve o üniformalı Karadeniz uşağının elinde jop; karşısında ise kendi canından, kendi kanından, kendi çocukluğunu geçirdiği o kadim topraklardan insanlar...</span></p>

<p class="MsoNoSpacing"><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-family:"Arial",sans-serif">O gün o derede sadece suyun önü kesilmedi; bir toplumsal vicdanın, bir neslin aidiyet bağları da o jop darbeleriyle yaralandı. Bugün hâlâ o günün sessizliğini, o günün jop seslerini ve o gün o küfrü yutanların utancını içimizde bir ur gibi taşıyoruz.</span></p>

<p class="MsoNoSpacing"> </p>

<p align="center" class="MsoNoSpacing" style="text-align:center"><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><b><span style="font-family:"Arial",sans-serif"><span style="color:red">Xxxxxxxxx</b></p>

<p align="center" class="MsoNoSpacing" style="text-align:center"> </p>

<p align="center" class="MsoNoSpacing" style="text-align:center"><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><b><span style="font-family:"Arial",sans-serif">GERZE’NİN ZAFERİ: BİR UMUDUN TARİHE YAZILIŞI</span></b></p>

<p class="MsoNoSpacing"><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-family:"Arial",sans-serif">2008 ile 2015 yılları arasında, sadece Sinop’un değil, tüm Türkiye’nin vicdanı; "en medeni şehir" olarak anılan Gerze’nin kıyılarında sınandı. Kömürlü termik santral projesinin kara gölgesi Gerze’nin üzerine düştüğünde, halk sadece bir endüstri tesisine değil, toprağının nefes alışına kasteden o hoyrat anlayışa karşı ayağa kalktı.</span></p>

<p class="MsoNoSpacing"><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-family:"Arial",sans-serif">Bu, basit bir itiraz değil, adeta bir dirilişti. Binlerce Gerzeli; genç, yaşlı, çocuk demeden meydanlara aktı. Tarlalarda, zeytinliklerde, rüzgârın uğuldayan yamaçlarında nöbetler tutuldu; gecenin ayazında doğanın huzuru için uykulardan vazgeçildi. Çevre örgütlerinin rehberliğinde hukuk koridorları bir kez daha arşınlandı, ÇED süreçlerinin o karanlık labirentleri defalarca mahkemelerin önüne taşındı. Yargı, halkın haklı çığlığına kulak verdi; hukukun ve adaletin terazisi, doğadan yana olan o tarihsel kararlarla ağır bastı.</span></p>

<p class="MsoNoSpacing"><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-family:"Arial",sans-serif">Ve nihayetinde zafer, azmin ve kararlılığın oldu: <b>Şirket, o sarsılmaz iradenin karşısında havlu atarak projeden geri çekilmek zorunda kaldı.</b></span></p>

<p class="MsoNoSpacing"><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-family:"Arial",sans-serif">Gerze direnişi, Türkiye’nin çevre mücadelesi tarihine "imkansızın başarıldığı" bir dönüm noktası olarak altın harflerle kazındı. Bu, halkın doğrudan katılımının, birbirine kenetlenmiş bir toplumun, tepeden inme kararları nasıl bertaraf edebileceğinin en somut, en görkemli kanıtıydı. Gerze, bizlere o karanlık dönemlerde bile, haklı olmanın verdiği güçle nelerin aşılabileceğini; atı alanın Üsküdar’ı geçemediği tek yerin, halkın kendi kaderine sahip çıktığı o kutlu meydanlar olduğunu hatırlatan sönmez bir umut ışığıdır.</span></p>

<p class="MsoNoSpacing"> </p>

<p align="center" class="MsoNoSpacing" style="text-align:center"><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><b><span style="font-family:"Arial",sans-serif"><span style="color:red">Xxxxxxxxx</b></p>

<p align="center" class="MsoNoSpacing" style="text-align:center"> </p>

<p align="center" class="MsoNoSpacing" style="text-align:center"><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><b><span style="font-family:"Arial",sans-serif">"DEVLET BENİM!" DİYEN HAVVA ANA’NIN ÇIĞLIĞI</span></b></p>

<p class="MsoNoSpacing"><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-family:"Arial",sans-serif">Yıl 2012, yer Artvin’in kalbi Cerattepe... Burası, yeryüzünün kendine ayırdığı, biyolojik çeşitliliğin en nadide nakışlarıyla işlendiği bir vaha. Ancak o vahanın üzerine, "kalkınma" maskesi takmış o doymak bilmez maden hırsı çöktüğünde, Artvin halkı tarihin en görkemli direnişlerinden birine imza attı. Şehir, kent tarihinin en büyük protestolarıyla sarsıldı; binlerce insan, günlerce yolları bir kale gibi savunarak nöbet tuttu. O gün Artvin’in dağlarına, taşlarına sinen <b>"Artvin geçilmez!"</b> haykırışı, dalga dalga tüm ülkenin vicdanına ulaştı.</span></p>

<p class="MsoNoSpacing"><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-family:"Arial",sans-serif">Hukuk yolları yine aşındırıldı; bilirkişi raporları doğanın kan ağlayan halini tescil etti, ÇED süreçlerinin hukuksuzluğu mahkeme tutanaklarına geçti. Ancak Cerattepe, hukukun soğuk sayfalarından ziyade, insanların kanı ve teriyle yazılan bir destana dönüştü. O destanın en başköşesinde ise <b>Havva Ana</b> vardı. Gözlerindeki kararlılıkla, karşısına dikilen devasa makinelere ve o makineleri koruyan güce karşı "Devlet benim!" diye haykırırken, aslında şunu söylüyordu: <i>"Devlet, toprağını koruyandır; devlet, yaşamı savunandır."</i></span></p>

<p class="MsoNoSpacing"><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-family:"Arial",sans-serif">Ne yazık ki, her şeye rağmen Cerattepe bir yaranın kanamaya devam ettiği yerdir. Maden faaliyetleri, hukuki mücadelelerin arasında kendine gedikler açarak ilerledi; dağlar yerinden oynatıldı, kadim ormanlar hırpalandı. Cerattepe artık sadece kazanılmış ya da kaybedilmiş bir dava dosyası değil; bizden koparılmaya çalışılan bir yaşamın, yavaş yavaş eksilen nefesimizin sembolüdür. Cerattepe yok olurken, aslında bizim de bir yanımız o toprağın altındaki maden tozlarıyla birlikte savruluyor. Ve bizler, tüm o görkemli sloganların gölgesinde, doğanın sessizce can çekişmesine tanıklık etmenin o ağır hüznünü taşıyoruz.</span></p>

<p class="MsoNoSpacing"> </p>

<p class="MsoNoSpacing"><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><b><span style="font-family:"Arial",sans-serif"><span style="color:red">Xxxxxxxxx</b></p>

<p class="MsoNoSpacing"> </p>

<p align="center" class="MsoNoSpacing" style="text-align:center"><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><b><span style="font-family:"Arial",sans-serif">GEZİ: SADECE BİR DİRENİŞ DEĞİL, BİR TOPLUMSAL UYANIŞTI</span></b></p>

<p class="MsoNoSpacing"><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-family:"Arial",sans-serif">Gelelim 2013’ün o kavurucu Haziran’ına... Kimilerine göre sadece "birkaç ağaç" meselesi, kimilerine göre ise bu toprakların gördüğü en büyük, en samimi halk uyanışı. Taksim’in kalbinde, betonun soğuk nefesine karşı toprağın ve tarihin sesini yükselten o eylemler, bir kıvılcım gibi düştüğü yerden tüm ülkeyi bir yangın gibi sardı.</span></p>

<p class="MsoNoSpacing"><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-family:"Arial",sans-serif">O gün Taksim Yayalaştırma Projesi’nin hukuksuzluğu karşısında adalet arayışı başladı. Mahkemeler, her ne kadar projenin usulsüzlüğünü tescil eden iptal kararları verse de fiziksel olarak yerinde kalan Gezi Parkı’nın ruhu, yıllardır bitmeyen bir tartışmanın ve hesaplaşmanın hedefi oldu. Gezi; çevre hakkı ile kent hakkının, yaşamın savunulması noktasında düğümlendiği, tarihe bir vicdan vesikası olarak kazınan en somut örnektir.</span></p>

<p class="MsoNoSpacing"><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-family:"Arial",sans-serif">Ancak bu hesaplaşma bugün hâlâ bir "hükümsüzlük" (butlan) arayışıyla devam ediyor. O günlerin omuz omuza duruşu, bugün adaletin koridorlarında soğuk duvarlara çarpıyor. Gezi’nin sembol isimlerinden, halkın iradesiyle seçilmiş bir milletvekili olan Avukat Can Atalay, hâlâ parmaklıkların ardında; o gün meydanlarda omuz omuza veren nice insanlarla birlikte bu hukuksuzluğun ağırlığını omuzlarında taşıyor.</span></p>

<p class="MsoNoSpacing"><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-family:"Arial",sans-serif">Gezi, artık sadece bir direnişin adı değil; bu ülkede adaletin, özgürlüğün ve yaşam hakkının nasıl bir bedelle savunulduğunun en acı hatırasıdır. Bizler "ne oldu da buraya geldik?" diye birbirimize sorarken, Gezi’nin o ruhu; toprağına, parkına, şehrine ve en önemlisi kendi özgürlüğüne sahip çıkmanın suç sayıldığı o karanlık labirentlerde, hakikatin gün yüzüne çıkacağı günü bekliyor.</span></p>

<p class="MsoNoSpacing"> </p>

<p align="center" class="MsoNoSpacing" style="text-align:center"><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><b><span style="font-family:"Arial",sans-serif"><span style="color:red">xxxxxxxxx</b></p>

<p class="MsoNoSpacing"> </p>

<p align="center" class="MsoNoSpacing" style="text-align:center"><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><b><span style="font-family:"Arial",sans-serif">KAZDAĞLARI: MİTOLOJİNİN VE YAŞAMIN KÜL EDİLDİĞİ YER</span></b></p>

<p class="MsoNoSpacing"><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-family:"Arial",sans-serif">Ve elbette, Edremit’ten, körfezin mavisine uzanan o kadim masal; Kazdağları... Mitolojinin, binlerce yıllık zeytin ağaçlarının, bereketli toprağın ve eşsiz bir biyolojik çeşitliliğin yurdu olan o "bin pınarlı" dağlar, bugün maden hırsının açtığı derin yaralarla can çekişiyor.</span></p>

<p class="MsoNoSpacing"><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-family:"Arial",sans-serif">Altın arama projeleri adı altında, o kadim ekosistem geri dönüşü olmayan bir yıkıma terk edildi. Kirazlı’da ağaçların gövdesi, toprağın o bereketli rengi, suyun berraklığı; bir avuç altın uğruna feda edildi. Halk yine oradaydı; yine nöbet çadırları kuruldu, yine "Kazdağları hepimizin" haykırışı göğe yükseldi. Ancak bu kez kıyım, çok daha hoyrat, çok daha hızlı ve geri dönülemez bir yıkımla gerçekleşti.</span></p>

<p class="MsoNoSpacing"><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-family:"Arial",sans-serif">Kazdağları, doğanın bize sunduğu o muazzam hafızanın nasıl bir "butlan" (hükümsüzlük) anlayışıyla silindiğinin en somut kanıtıdır. Burada kaybedilen sadece ağaçlar değil; bizim ortak geleceğimiz, köklerimiz ve toprağın bize sunduğu o kadim şifa idi. Bugün o yamaçlarda esen rüzgâr, kesilen her bir ağacın yasını tutarken; bizler hâlâ siyasi arenadaki o "kayıkçı kavgasına" dalmış, kendi elimizle yok ettiğimiz yurdumuzun küllerine bakıyoruz. Kazdağları, doğayı metalaştıran o sistemin, insanın ruhunda ve coğrafyasında bıraktığı o silinmez yıkımın en acı fotoğrafıdır.</span></p>

<p class="MsoNoSpacing"><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><b><span style="font-family:"Arial",sans-serif">Küçük bir öyküyle soluklanalım mı?</span></b></p>

<p class="MsoNoSpacing"><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-family:"Arial",sans-serif">“Ali Çınar, Kaz Dağları'nın eteklerinde kurulan altın madeni sahasının başmühendisiydi. Haritalara bakıyor, sondaj noktalarını belirliyor, her gün biraz daha büyüyen şantiye alanını yönetiyordu. Onun için dağ; cevher rezerviydi. Orman ise üretimin önünde duran bir engelden ibaretti.</span></p>

<p class="MsoNoSpacing"><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-family:"Arial",sans-serif">Yıllar boyunca yüzlerce ağacın kesilişini izledi. Açılan yolları, parçalanan yamaçları, değişen dere yataklarını gördü. Ama hiçbir zaman dönüp arkasına bakmadı.</span></p>

<p class="MsoNoSpacing"><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-family:"Arial",sans-serif">Ta ki bir gün, on yaşındaki kızı Ayşen'in bitmek bilmeyen öksürükleri başlayana kadar...</span></p>

<p class="MsoNoSpacing"><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-family:"Arial",sans-serif">Hastane koridorlarında geçen uzun günlerin sonunda aldığı haber hayatını altüst etti. Ayşen ağır bir hastalıkla mücadele ediyordu ve önlerinde zorlu bir tedavi süreci vardı.</span></p>

<p class="MsoNoSpacing"><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-family:"Arial",sans-serif">Ali Çınar ilk kez o gün çaresizliği tattı.</span></p>

<p class="MsoNoSpacing"><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-family:"Arial",sans-serif">Paranın, makamın, başarı hikâyelerinin hiçbir anlam taşımadığı günler başladı. Tek isteği kızının yeniden gülümsemesiydi.</span></p>

<p class="MsoNoSpacing"><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-family:"Arial",sans-serif">Tedavi süreci devam ederken yolu sık sık dağ köylerine düştü. Bir zamanlar yalnızca imza attığı haritalarda gördüğü insanların hikâyelerini dinlemeye başladı. Köylüler ona Kaz Dağları'nın endemik bitkilerinden, tertemiz havasından, yüzyıllardır anlatılan Sarıkız efsanesinden söz ettiler.</span></p>

<p class="MsoNoSpacing"><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-family:"Arial",sans-serif">Ali Çınar, kızının tıbbi tedavisinin yanında doğanın sunduğu huzura da sarıldı. Ayşen'i sık sık dağlara götürdü. Çamların arasında yürüdüler. Rüzgârın sesini dinlediler. Toprağın kokusunu içlerine çektiler.</span></p>

<p class="MsoNoSpacing"><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-family:"Arial",sans-serif">Ve zaman içinde Ali Çınar bir gerçeği fark etti.</span></p>

<p class="MsoNoSpacing"><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-family:"Arial",sans-serif">İnsan bazen en büyük zenginliğin altının altında değil, toprağın üstünde olduğunu görmek için büyük bir kaybın eşiğine gelmek zorunda kalıyordu.</span></p>

<p class="MsoNoSpacing"><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-family:"Arial",sans-serif">Ayşen'in yaşam mücadelesi sürerken, Ali Çınar de kendi vicdanıyla hesaplaşmaya başladı.</span></p>

<p class="MsoNoSpacing"><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-family:"Arial",sans-serif">Bir zamanlar kesilmesini onayladığı her ağacı hatırladı.</span></p>

<p class="MsoNoSpacing"><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-family:"Arial",sans-serif">Parçalanan her yamacı...</span></p>

<p class="MsoNoSpacing"><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-family:"Arial",sans-serif">Sessizleşen her kuş sesini...</span></p>

<p class="MsoNoSpacing"><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-family:"Arial",sans-serif">Ve o gün anladı ki, Kaz Dağları ona kızının gözlerinde yeniden filizlenen umudu vermişti…”</span></p>

<p class="MsoNoSpacing"> </p>

<p align="center" class="MsoNoSpacing" style="text-align:center"><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><b><span style="font-family:"Arial",sans-serif"><span style="color:red">xxxxxxxxx</b></p>

<p class="MsoNoSpacing"> </p>

<p align="center" class="MsoNoSpacing" style="text-align:center"><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><b><span style="font-family:"Arial",sans-serif">AKBELEN VE İKİZKÖY: ZEYTİNİN VE ORMANIN SON KALESİ</span></b></p>

<p class="MsoNoSpacing"><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-family:"Arial",sans-serif">Muğla’nın bereketli topraklarında, Milas’ın eteklerinde yükselen bu çığlık; sadece bir ağaç kesimi değil, bir yaşam tarzının infazıydı. <b>Akbelen Ormanı ve İkizköy</b>, kömür madenlerinin o doymak bilmez iştahına karşı direnen, zeytin ağacının kutsallığını betonun ve kömürün karasına karşı savunan bir kale gibi yükseldi.</span></p>

<p class="MsoNoSpacing"><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-family:"Arial",sans-serif">Oraya gidenler bilir; Akbelen’de sadece ağaçlar devrilmedi, toprağın altında yüzyıllardır süren o kadim sessizlik ve huzur da sarsıldı. İkizköylülerin, hukuk ve vicdan adına kurdukları o nöbet çadırları, bir direnişin en samimi, en yorgun ama en onurlu tanığıydı. Mahkeme kapılarında aranan adalet, tarlalarda atılan her adımda, sarılınan her gövdede bir kez daha ete kemiğe büründü. </span></p>

<p class="MsoNoSpacing"><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-family:"Arial",sans-serif">O zeytin ağaçlarına kıyılırken, aslında bu coğrafyanın bin yıllık rızkı ve geleceği de kesilip atılıyordu.</span></p>

<p class="MsoNoSpacing"><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-family:"Arial",sans-serif">Akbelen direnişi; doğanın, kendisine yapılan bu hoyratlığı asla unutmayacağının bir kanıtıdır. Bugün o çıplak yamaçlarda esen rüzgâr, kesilen o kadim ağaçların sessiz ağıdını taşıyor. Bizler, "butlan" tartışmalarının yapay sisinde birbirimizi suçlamaya devam ederken, Akbelen’de toprak kaybedilmek üzere, zeytin susuyor ve bizim ortak vicdanımızda, bir daha onarılması güç derin bir gedik açılıyor. </span></p>

<p class="MsoNoSpacing"><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-family:"Arial",sans-serif">Bu, sadece bir yerin yok oluşu değil; bizim doğayla olan o kutsal ahdimizin de son buluşudur...</span></p>

<p class="MsoNoSpacing"> </p>

<p align="center" class="MsoNoSpacing" style="text-align:center"><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><b><span style="font-family:"Arial",sans-serif">TOPRAĞIN DİRENİŞİ: DEŞTİN’DE YANKILANAN ÇIĞLIK</span></b></p>

<p class="MsoNoSpacing"><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-family:"Arial",sans-serif">Zeytin kokusunun yerini betonun soğuk nefesine bırakmasına izin vermeyen Deştin halkı, yirmi yıldır bir "sisifos" misali, kazandığı her zaferin ardından yeniden başlayan bir hukuk ve vicdan sınavı veriyor. Geçtiğimiz hafta mahkemenin bilirkişi keşfi için bölgeye gelişi, bir kez daha yaşamın savunucularını o topraklarda bir araya getirdi.</span></p>

<p class="MsoNoSpacing"><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-family:"Arial",sans-serif">"Deştin Çayı özgür akacak" nidalarıyla yankılanan vadide, Deştin Çevre Platformu Sözcüsü Haluk Özsoy’un sözleri, bir halkın tükenmek bilmeyen kararlılığını fısıldıyordu:</span></p>

<p class="MsoNoSpacing"><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-family:"Arial",sans-serif">"Yirmi yıldır bu topraklarda bir mücadele veriyoruz. İki kez kazandığımız zaferin ardından, hukuksuz genelgelerle önümüze tekrar getirilen bu tiyatroya boyun eğmeyeceğiz. Bu, bizim için sadece bir çevre meselesi değil; bir kişinin doymak bilmeyen hırsına karşı, binlerce insanın zeytiniyle, meyvesiyle memleketini besleme onurudur."</span></p>

<p class="MsoNoSpacing"> </p>

<p class="MsoNoSpacing"><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-family:"Arial",sans-serif">Keşif alanındaki gerilim, sadece doğa ile sanayi arasında değil, aynı zamanda etik değerler ile kaba kuvvet arasında da yaşandı. Fabrika sahibi Cemal Karakurt ile Yatağan Belediye Başkanı Mesut Günay arasındaki sözlü dalaş, meselenin perde arkasındaki o keskin ayrımı gözler önüne serdi.</span></p>

<p class="MsoNoSpacing"> </p>

<p class="MsoNoSpacing"><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-family:"Arial",sans-serif">Karakurt’un, Muğla Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Aras’tan bir "muhatap" veya "eşit" gibi değil de, sanki bir hesaplaşmanın tarafıymışçasına ismen bahsetmesi, Başkan Günay’ın haklı tepkisiyle karşılaştı. Bu tutum, bir kentin iradesine duyulan saygısızlığın sadece kısa bir özetiydi.</span></p>

<p class="MsoNoSpacing"> </p>

<p class="MsoNoSpacing"><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-family:"Arial",sans-serif">Deştin halkı, tüm zorluklara ve bitmek bilmeyen "yenilen pehlivan" misali süreçlere rağmen, toprağına duyduğu sadakatten vazgeçmiyor. Onlar için bu, ne bir fabrika ne de bir idari süreç; bu, köklerini toprağa, dallarını gökyüzüne bağladıkları bir varoluş kavgasıdır.</span></p>

<p class="MsoNoSpacing"><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-family:"Arial",sans-serif">Hukuki süreçlerin yavaşlığına ve sanayi devlerinin ısrarına inat; Deştin, kendi onurunu ve geleceğini, betonun altında kalmayacak kadar yüksek bir sesle savunmaya devam ediyor.</span></p>

<p class="MsoNoSpacing"> </p>

<p class="MsoNoSpacing"><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><b><span style="font-family:"Arial",sans-serif">Bir Yaşam Kavgasının Rotasını İzlediniz…</span></b></p>

<p class="MsoNoSpacing"><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-family:"Arial",sans-serif">Türkiye'nin çevre mücadeleleri tarihine baktığımızda, aslında birbirinden kopuk hikâyeler görmüyoruz. Bergama'da siyanüre karşı ayağa kalkan köylü ile Karadeniz'de deresini savunan insanın, Cerattepe'de dağını koruyan Artvinlinin, Gezi Parkı'nda ağacına sahip çıkan gencin, Kaz Dağları'nda yaşam nöbeti tutan çevrecinin, Akbelen'de zeytinine ve ormanına sarılan Necla Işık'ın, kızı Esra Işık'ın ve Deştin'de toprağına sahip çıkan köylünün hikâyesi; aslında aynı büyük destanın farklı sayfalarından ibarettir.</span></p>

<p class="MsoNoSpacing"><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-family:"Arial",sans-serif">Bu hikâyenin adı <b>yaşamdır</b>. Kimi zaman mahkeme salonlarında, kimi zaman köy meydanlarında, kimi zaman bir çadırın altında sabahlayan insanların umutlarında, kimi zaman da bir ağacın gölgesinde, bir derenin kıyısında, bir dağın yamacında yazıldı bu direniş.</span></p>

<p class="MsoNoSpacing"> </p>

<p class="MsoNoSpacing"><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-family:"Arial",sans-serif">Aradan geçen yıllar bize şunu öğretti: Çevre mücadelesi yalnızca <b>"ağaç koruma"</b> meselesi değildir. Bu, insanın yaşadığı yere, suyuna, toprağına ve geleceğine sahip çıkma onurudur. Bergama'da o gün yarı çıplak bedenleriyle dünyaya haykıran köylüler, çaresizliklerini değil, kararlılıklarını gösteriyorlardı. Onlar, toprağın yalnızca bir "maden sahası" olmadığını anlatmaya çalışıyorlardı. Bugün Kaz Dağları'nda, Akbelen'de ve Deştin'de omuz omuza veren yurttaşlar da aslında aynı soruyu soruyor: <b>"Kalkınma kimin için ve ne pahasına?"</b></span></p>

<p class="MsoNoSpacing"> </p>

<p align="center" class="MsoNoSpacing" style="text-align:center"><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><b><span style="font-family:"Arial",sans-serif">172 YIL ÖNCESİNDEN GELEN BİR UYARI ve BİR DE VASİYET…</span></b></p>

<p class="MsoNoSpacing"><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-family:"Arial",sans-serif">1854 yılında Kızılderili Şef Seattle’ın, topraklarını almak isteyen "beyaz adama" gönderdiği o tarihi yanıt, bugün bizim de gerçeğimizdir. Birleşmiş Milletler tarafından çevre üzerine yapılmış en içten anlatım olarak kabul edilen o mektupta Şef Seattle şöyle diyordu:</span></p>

<p class="MsoNoSpacing"><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><i><span style="font-family:"Arial",sans-serif">"Gökyüzünü, toprağın ısısını nasıl alıp satabilirsiniz? Bu fikir bize garip gelir. Eğer havanın tazeliğine ve suların parıltısına sahip değilsek, onları nasıl satın alabilirsiniz? Bu dünyanın her parçası, her parlayan çam iğnesi, karanlık ormanlardaki sis, vızıldayan böcek halkımın anılarında kutsaldır. Ağaçların gövdelerinden akan sular bizim geçmişimizi taşır…"</span></i></p>

<p class="MsoNoSpacing"> </p>

<p class="MsoNoSpacing"><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-family:"Arial",sans-serif">Ez cümle; Ve o kadim uyarıyı bugün bir kez daha hatırlatıyoruz:</span></p>

<p class="MsoNoSpacing"><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><b><span style="font-family:"Arial",sans-serif">"Son ırmak kuruduğunda, son ağaç yok olduğunda, son balık öldüğünde; beyaz adam paranın yenmeyen bir şey olduğunu anlayacak."</span></b></p>

<p class="MsoNoSpacing"><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-family:"Arial",sans-serif">Bizler, bu toprağın emanetçileri olarak, paranın ve hırsın değil, yaşamın tarafında durmaya devam edeceğiz. </span></p>

<p class="MsoNoSpacing"><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-family:"Arial",sans-serif">Çünkü başka vatanımız, başka toprağımız yok.</span></p>

<p class="MsoNoSpacing"><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-family:"Arial",sans-serif">Eyvallah!</span></p>]]></content:encoded>
                                                    <image>https://images.tv48.com.tr/media/2026/06/gazeteci-fatih-bozoglu-turkiyedeki-cevre-mucadelelerini-tarihsel-bir-hat-uzerind_6a3514a1e0791_h.jpg</image>
                                <category>Çevre,Yerel Haberler,Gündem</category>
                <author>Ecem Kiriş</author>
                <link>https://www.tv48.com.tr/gazeteci-fatih-bozoglu-turkiyedeki-cevre-mucadelelerini-tarihsel-bir-hat-uzerinden-anlatan-dikkat-cekici-bir-yazi-kaleme-aldi/218366</link>
                <pubDate>Fri, 19 Jun 2026 13:03:51 +0300</pubDate>
            </item>
                                <item>
                <title>Milas Müftülüğü&#039;nde Görev Değişimi: Mustafa Korkmaz Atandı</title>
                                                     <content:encoded><![CDATA[<p>Milas İlçe Müftülüğü'nde görev değişikliği yaşandı. Edinilen bilgilere göre, Balıkesir'in Bigadiç ilçesinde İlçe Müftüsü olarak görev yapan Mustafa Korkmaz, Milas İlçe Müftülüğü görevine atandı.</p>

<p><strong>Tecrübeli İsim Milas'a Geliyor</strong></p>

<p>Diyanet İşleri Başkanlığı bünyesinde uzun yıllardır çeşitli görevlerde bulunan Mustafa Korkmaz'ın önümüzdeki günlerde Milas'taki görevine başlaması bekleniyor.<br />
Korkmaz, meslek hayatı boyunca Van'ın Saray ilçesinde İlçe Müftülüğü, Kırklareli İl Müftü Yardımcılığı, Çan İlçe Müftülüğü ve son olarak Balıkesir Bigadiç İlçe Müftülüğü görevlerinde bulundu.</p>

<p><strong>Yusuf Yaşar Mudanya'ya Atandı</strong></p>

<p>Karar kapsamında, 2 Aralık 2019 tarihinden bu yana Milas İlçe Müftüsü olarak görev yapan Yusuf Yaşar ise Bursa'nın Mudanya İlçe Müftülüğü'ne atandı.</p>]]></content:encoded>
                                                    <image>https://images.tv48.com.tr/media/2026/06/milas-muftulugunde-gorev-degisimi-mustafa-korkmaz-atandi_6a3517fd03341_h.png</image>
                                <category>Yerel Haberler,Gündem</category>
                <author>Ecem Kiriş</author>
                <link>https://www.tv48.com.tr/milas-muftulugunde-gorev-degisimi-mustafa-korkmaz-atandi/218347</link>
                <pubDate>Fri, 19 Jun 2026 12:07:45 +0300</pubDate>
            </item>
                                <item>
                <title>Meclis&#039;ten Geçti: İnternet Haber Sitelerine Yeni Yaptırımlar Geliyor</title>
                                                     <content:encoded><![CDATA[<p>TBMM Genel Kurulu'nda görüşülen ve Emniyet Teşkilatı ile basın mevzuatını da kapsayan Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi'nin 7 maddesi daha kabul edildi. Düzenlemeler arasında internet haber sitelerine yönelik yeni kriterler ve yaptırımlar ile elektronik tebligat sistemine ilişkin önemli değişiklikler yer aldı.</p>

<h2>İnternet Haber Sitelerine Yeni Şartlar</h2>

<p>Kabul edilen düzenlemeye göre, resmi ilan ve reklam yayımlama hakkına sahip internet haber sitelerinin taşıması gereken nitelikler yeniden belirlenecek. Haber sitelerinin resmi ilan alabilmesi için haber sayısı, içerik kalitesi, çalışan kadrosu, okur sayısı ve yayın hayatı süresi gibi kriterleri karşılaması gerekecek.</p>

<p>Bu kriterler ve gerekli görülen diğer şartlar, Basın İlan Kurumu (BİK) Genel Kurulu tarafından belirlenecek. Ayrıca gazeteler için geçerli olan bazı yükümlülükler internet haber siteleri için de uygulanacak.</p>

<h2>Yükümlülüklerini Yerine Getirmeyenlere İlan Kesme Cezası</h2>

<p>Yeni düzenlemeyle birlikte Basın İlan Kurumu'nun yaptırım yetkileri de genişletildi. Resmi ilan ve reklam yayımlama hakkına sahip veya bekleme sürecindeki gazete, dergi ve internet haber sitelerinin belirlenen şartlara uymaması halinde çeşitli yaptırımlar uygulanabilecek.</p>

<p>BİK Yönetim Kurulu, ihlalin niteliği ve ağırlığına göre 1 günden 10 güne kadar resmi ilan ve reklam kesme cezası verebilecek. Aynı süre boyunca ilgili yayın kuruluşları kurumun sağladığı diğer imkanlardan da yararlanamayacak.</p>

<h2>Tekrarlanan İhlallerde Ceza Artacak</h2>

<p>Kanunla getirilen düzenlemeye göre, aynı ihlalin bir yıl içerisinde tekrarlanması halinde yaptırımlar kademeli olarak artırılacak.</p>

<p>İlk tekrarda 5 ila 15 gün, ikinci tekrarda 10 ila 20 gün, üçüncü ve sonraki tekrarlarında ise 15 ila 25 gün arasında ilan ve reklam kesme cezası uygulanabilecek. İhlalin bir aydan uzun sürmesi durumunda ceza süresi iki katına çıkarılabilecek.</p>

<p>Birden fazla ihlal tespit edilmesi halinde cezalar toplanacak ancak tek seferde uygulanabilecek toplam yaptırım süresi 60 günü geçemeyecek.</p>

<h2>Kararlara Karşı Yargı Yolu Açık</h2>

<p>Basın İlan Kurumu tarafından verilen yaptırım kararlarına karşı ilgililer, İdari Yargılama Usulü Kanunu hükümleri çerçevesinde yargı yoluna başvurabilecek. Düzenlemenin uygulanmasına ilişkin ayrıntılar ise BİK Genel Kurulu tarafından hazırlanacak yönetmelikle belirlenecek.</p>

<h2>Elektronik Tebligat Sistemi Yaygınlaşıyor</h2>

<p>Kanun teklifinde Vergi Usul Kanunu'nda da önemli değişikliklere gidildi. Kurumlar vergisi mükellefleri, ticari, zirai ve mesleki kazanç elde eden gelir vergisi mükellefleri ile bazı şirket ve kuruluşlar için elektronik tebligat sistemi zorunlu hale getirildi.</p>

<p>Bu kapsamda vergiyle ilgili bildirimler elektronik ortamda yapılabilecek. Elektronik tebligat, muhatabına ulaştığı tarihi takip eden beşinci günün sonunda yapılmış sayılacak.</p>

<h2>Engelliler ve 65 Yaş Üstüne İstisna</h2>

<p>Engellilik oranı yüzde 90 ve üzeri olan bireyler için elektronik tebligat sistemine dahil olma zorunluluğu bulunmayacak. Ayrıca 65 yaşını dolduran vatandaşlar talep etmeleri halinde sistemden çıkabilecek.</p>

<p>İsteğe bağlı olarak sisteme dahil olan kişiler de talepte bulunmaları durumunda elektronik tebligat sisteminden ayrılabilecek.</p>

<h2>Akaryakıt Sektöründe Teminat Yetkisi Artıyor</h2>

<p>Yeni düzenlemeyle akaryakıt, LPG ve benzeri lisanslı piyasalarda faaliyet gösteren mükellefler için vergi tahsilatının güvence altına alınması amacıyla Hazine ve Maliye Bakanlığı'nın teminat artırma yetkisi genişletildi.</p>

<p>Bakanlığın mevcutta iki kat olan teminat artırma yetkisi, beş kata kadar çıkarılabilecek.</p>

<h2>TCMB Personeline Yeni Disiplin Düzenlemesi</h2>

<p>Kanun teklifinde Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası personeline yönelik disiplin hükümleri de yeniden düzenlendi. Buna göre disiplin cezaları; uyarma, kınama, kısa süreli ücret kesintisi, uzun süreli ücret kesintisi ve işe son verme olarak belirlendi.</p>

<p>Disiplin soruşturmalarının yürütülmesi, savunma hakkı, itiraz süreçleri ve görevden uzaklaştırma uygulamalarına ilişkin ayrıntılar ise TCMB tarafından çıkarılacak yönetmelikle düzenlenecek.</p>

<h2>Genel Kurulda Görüşmeler Sürüyor</h2>

<p>Teklifin ilgili maddelerinin kabul edilmesinin ardından TBMM Genel Kurulu'nda görüşmelere ara verildi. Daha sonra gündemin ikinci sırasında yer alan Türkiye ile Suudi Arabistan arasında yenilenebilir enerji santrali projelerine ilişkin hükümetlerarası anlaşmanın onaylanmasına dair kanun teklifinin görüşmelerine geçildi.</p>]]></content:encoded>
                                                    <image>https://images.tv48.com.tr/media/2026/06/meclisten-gecti-internet-haber-sitelerine-yeni-yaptirimlar-geliyor_6a34f151782f5_h.png</image>
                                <category>Teknoloji,Gündem</category>
                <author>Ecem Kiriş</author>
                <link>https://www.tv48.com.tr/meclisten-gecti-internet-haber-sitelerine-yeni-yaptirimlar-geliyor/218314</link>
                <pubDate>Fri, 19 Jun 2026 10:13:46 +0300</pubDate>
            </item>
                                <item>
                <title>İBB Kültür A.Ş. Genel Müdür Yardımcısı Erhan Karaal kaçırıldı</title>
                                                     <content:encoded><![CDATA[<p>İBB Kültür AŞ Genel Müdür Yardımcısı Erhan Karaal, İstanbul'daki evinin önünden kimliği belirsiz kişilerce kaçırıldı. Evinden çıktığı sırada 3 kişinin saldırısına uğrayan Karaal'ın etkisiz hale getirildikten sonra araca bindirildiği öğrenildi. Emniyet olayla ilgili çalışma başlatırken, kaçırılma anına ilişkin güvenlik kamerası görüntülerinin incelendiği ifade edildi.</p>

<p>Evinden Çıkarken Saldırıya Uğradı</p>

<p>Olay, 17 Haziran akşamı saat 21.00 sıralarında Maltepe’de meydana geldi. Edinilen bilgilere göre Erhan Karaal, ailesiyle birlikte bir ziyarete gitmek üzere evinden çıktı.</p>

<p>Aracının yanında bulunduğu sırada başka bir araçtan inen üç kişinin saldırısına uğrayan Karaal, darbedildikten sonra zorla bir araca bindirilerek olay yerinden götürüldü.</p>

<p><strong>Başına Siyah Poşet Geçirildi</strong></p>

<p>Olayla ilgili ortaya atılan iddialara göre saldırganlar, Karaal’ı etkisiz hale getirdikten sonra araca bindirdi. Bazı iddialarda ise saldırganların Karaal’ın başına siyah bir poşet geçirdiği öne sürüldü.</p>

<p><strong>Çocuğu ve Komşusu Olayı Gördü</strong><br />
Olay sırasında Karaal’ın çocuğu ve bir komşusunun yaşananlara tanık olduğu öğrenildi. Olayın ardından Karaal’ın eşi emniyete giderek kayıp ve kaçırılma başvurusunda bulundu.</p>

<p><strong>Kaçırmada Kopya Plaka Detayı</strong><br />
Polis ekiplerinin yaptığı incelemelerde, olayda kullanılan araçla ilgili dikkat çeken bir ayrıntıya ulaşıldı. Kullanılan aracın, aynı sokakta bulunan benzer model ve renkteki başka bir aracın plakası kopyalanarak kullanıldığı değerlendiriliyor.</p>

<p><strong>Telefonundan Kartal’da Sinyal Alındı</strong><br />
Erhan Karaal’ın cep telefonundan bugün saat 11.00 sıralarında Kartal bölgesinde sinyal alındığı ve bu bilginin emniyet ekiplerine aktarıldığı öğrenildi.<br />
Polis ekipleri, Karaal’ın bulunması ve olayın aydınlatılması için çalışmalarını sürdürüyor.</p>

<p>Başsavcılıktan Açıklama Geldi<br />
İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından olayla ilgili soruşturma başlatıldı.<br />
Başsavcılıktan yapılan açıklamada, “17 Haziran 2026 tarihinde ilimiz Maltepe ilçesinde İstanbul Büyükşehir Belediyesi Kültür A.Ş. Genel Müdür Yardımcısı Erhan Karaal’ın kimliği belirsiz kişilerce kaçırıldığı bilgisine ulaşılması üzerine mağdurun bulunması ve şüphelilerin yakalanması için kolluğa gerekli talimatlar verilmiş olup soruşturmaya titizlikle devam edilmektedir” ifadeleri kullanıldı.</p>]]></content:encoded>
                                                    <image>https://images.tv48.com.tr/media/2026/06/ibb-kultur-as-genel-mudur-yardimcisi-erhan-karaal-kacirildi_6a33e21fdd933_h.png</image>
                                <category>Asayiş,Gündem</category>
                <author>Ecem Kiriş</author>
                <link>https://www.tv48.com.tr/ibb-kultur-as-genel-mudur-yardimcisi-erhan-karaal-kacirildi/218245</link>
                <pubDate>Thu, 18 Jun 2026 14:15:46 +0300</pubDate>
            </item>
                                <item>
                <title>Bodrum’un Yeni Başsavcı Vekilleri Kimdir? Murat Küçük ve Ali Baykara Atandı</title>
                                                     <content:encoded><![CDATA[<p>Hâkimler ve Savcılar Kurulu tarafından yayımlanan 2026 yılı Adli ve İdari Yargı Ana Kararnamesi kapsamında Bodrum Adliyesi’nde görev değişikliği yaşandı.</p>

<p>Kararname kapsamında Bodrum Adliyesi’nde de görev değişiklikleri gerçekleşti. Bodrum Cumhuriyet Başsavcı Vekili Sezgin Kılıccı, Aydın Cumhuriyet Savcılığı görevine atanırken, boşalan görevlere Tarsus Cumhuriyet Başsavcı Vekili Murat Küçük ile İstanbul Cumhuriyet Savcısı Ali Baykara getirildi.</p>

<p> </p>

<h2>Murat Küçük Kimdir?</h2>

<p>HSK’nın 2026 yılı Adli ve İdari Yargı Ana Kararnamesi kapsamında Bodrum Cumhuriyet Başsavcı Vekilliği görevine atanan Murat Küçük, daha önce Tarsus Cumhuriyet Başsavcı Vekili olarak görev yaptı.</p>

<p>Tarsus Adliyesi’nde görev yaptığı dönemde soruşturma süreçleri, denetimli serbestlik çalışmaları ve adli koordinasyon faaliyetlerinde görev alan Küçük, yürüttüğü çalışmalarla yargı teşkilatı içerisinde görev yapan isimlerden biri oldu.</p>

<p> </p>

<h2>Ali Baykara Kimdir?</h2>

<p>HSK’nın 2026 yılı Adli ve İdari Yargı Ana Kararnamesi ile Bodrum Cumhuriyet Başsavcı Vekilliği görevine atanan Ali Baykara, daha önce İstanbul Cumhuriyet Savcısı olarak görev yaptı.</p>

<p>İstanbul’daki görev sürecinde yürüttüğü soruşturmalarla adından söz ettiren Baykara, özellikle organize suç dosyaları kapsamında görev alan savcılar arasında yer aldı.</p>

<p> </p>

<h2>Bodrum Adliyesinde Yeni Dönem</h2>

<p>Turizm yoğunluğu, yabancı nüfusu ve geniş adli sorumluluk alanıyla Türkiye’nin önemli ilçelerinden biri olan Bodrum’da, yeni atamayla birlikte adli teşkilatta yeni bir dönem başlayacak.</p>]]></content:encoded>
                                                    <image>https://images.tv48.com.tr/media/2026/06/bodrumun-yeni-bassavci-vekilleri-kimdir-murat-kucuk-ve-ali-baykara-atandi_6a33c93cd59ed_h.png</image>
                                <category>Asayiş,Yerel Haberler,Gündem</category>
                <author>Ecem Kiriş</author>
                <link>https://www.tv48.com.tr/bodrumun-yeni-bassavci-vekilleri-kimdir-murat-kucuk-ve-ali-baykara-atandi/218224</link>
                <pubDate>Thu, 18 Jun 2026 13:14:02 +0300</pubDate>
            </item>
                                <item>
                <title>Milas’ın Yeni Cumhuriyet Başsavcısı Mustafa Kemal Delimemet Kimdir?</title>
                                                     <content:encoded><![CDATA[<p>Hâkimler ve Savcılar Kurulu (HSK) Birinci Dairesi tarafından yayımlanan 2026 yılı Adli ve İdari Yargı Ana Kararnamesi kapsamında Milas Cumhuriyet Başsavcılığı görevinde değişiklik yaşandı.</p>

<p>Kararnameyle yaklaşık bir yıldır Milas Cumhuriyet Başsavcılığı görevini yürüten Enis Tekgül, İstanbul Cumhuriyet Savcılığı görevine atandı. Tekgül’den boşalan Milas Cumhuriyet Başsavcılığı görevine ise Mustafa Kemal Delimemet getirildi.</p>

<h2> </h2>

<h2>Mustafa Kemal Delimemet Kimdir?</h2>

<p>HSK’nın 2026 yılı Adli ve İdari Yargı Ana Kararnamesi ile Milas Cumhuriyet Başsavcılığı görevine atanan Mustafa Kemal Delimemet, daha önce farklı adliyelerde Cumhuriyet savcısı ve başsavcı olarak görev yaptı.</p>

<p>Trabzon’un Araklı ilçesi Taştepe Mahallesi nüfusuna kayıtlı olduğu belirtilen Delimemet, meslek hayatında önemli görevler üstlendi. Bir dönem <strong>Kahramankazan Cumhuriyet Savcısı</strong> olarak görev yapan Delimemet, 2020 yılında Hâkimler ve Savcılar Kurulu (HSK) kararıyla <strong>Kızılcahamam Cumhuriyet Başsavcılığı</strong> görevine atandı. Bu atamayla birlikte başsavcılık makamında görev almaya başladı.</p>

<p>Kızılcahamam Cumhuriyet Başsavcılığı görevinin ardından <strong>Ankara Cumhuriyet Savcısı</strong> olarak görev yapan Mustafa Kemal Delimemet, son olarak HSK’nın 2026 yılı kararnamesiyle <strong>Milas Cumhuriyet Başsavcılığı</strong> görevine getirildi.</p>

<p> </p>

<h2>Milas Adliyesinde Yeni Dönem</h2>

<p>HSK kararnamesiyle yapılan atamanın ardından Milas Cumhuriyet Başsavcılığı görevinde yeni bir dönem başlayacak.</p>]]></content:encoded>
                                                    <image>https://images.tv48.com.tr/media/2026/06/milasin-yeni-cumhuriyet-bassavcisi-mustafa-kemal-delimemet-kimdir_6a33b9a3771b8_h.png</image>
                                <category>Asayiş,Yerel Haberler,Gündem</category>
                <author>Ecem Kiriş</author>
                <link>https://www.tv48.com.tr/milasin-yeni-cumhuriyet-bassavcisi-mustafa-kemal-delimemet-kimdir/218204</link>
                <pubDate>Thu, 18 Jun 2026 12:00:56 +0300</pubDate>
            </item>
                                <item>
                <title>Muğla’nın Yeni Cumhuriyet Başsavcısı Necati Kayaközü Kimdir?</title>
                                                     <content:encoded><![CDATA[<p>Hâkimler ve Savcılar Kurulu (HSK) Birinci Dairesi tarafından yayımlanan 2026 yılı Adli ve İdari Yargı Ana Kararnamesi kapsamında Muğla Cumhuriyet Başsavcılığı görevinde değişiklik yaşandı.</p>

<p>Kararname doğrultusunda bir süredir Muğla Cumhuriyet Başsavcısı olarak görev yapan Oğuzhan Dönmez, Tekirdağ Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet Başsavcılığı görevine atandı. Dönmez’den boşalan Muğla Cumhuriyet Başsavcılığı görevine ise İzmir Cumhuriyet Başsavcıvekili Necati Kayaközü getirildi.</p>

<h2>Necati Kayaközü Kimdir?</h2>

<p>Meslek hayatı boyunca birçok önemli görevde bulunan Necati Kayaközü, özellikle terör ve organize suçlarla mücadele alanındaki çalışmalarıyla tanınıyor.</p>

<p>Son olarak İzmir Cumhuriyet Başsavcıvekili olarak görev yapan Kayaközü’nün sorumluluk alanında Basın Suçları, Spor Suçları ve Seçim Suçları Soruşturma Büroları ile Ön Ödeme ve İdari Yaptırım Büroları yer alıyordu. Kayaközü ayrıca İzmir genel soruşturma bürolarındaki kritik dosyaların takibini ve koordinasyonunu da yürütüyordu.</p>

<h2>Ayvalık’tan İzmir’e Uzanan Görev Süreci</h2>

<p>Necati Kayaközü, 2022 yılında yayımlanan HSK Kararnamesi ile Ayvalık Cumhuriyet Başsavcılığı görevinden İzmir Cumhuriyet Başsavcıvekilliğine atanmıştı. Son dört yıldır Türkiye’nin en yoğun adliyelerinden biri olan İzmir Adliyesi’nde görev yapan Kayaközü, önemli soruşturmalarda aktif rol üstlendi.</p>

<h2>Terör ve Organize Suçlarla Mücadelede Öne Çıktı</h2>

<p>İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı bünyesinde özellikle Terör Suçları Soruşturma Bürosu ile Organize Suçlar kapsamındaki soruşturmaların koordinasyonunda görev alan Kayaközü, FETÖ, PKK ve diğer terör örgütlerine yönelik operasyonlarla kamuoyunun yakından tanıdığı isimlerden biri oldu.</p>

<p>2024 yılında İzmir'de gerçekleştirilen çok sayıda FETÖ operasyonu da Kayaközü’nün koordinasyonunda yürütülen soruşturmalar kapsamında gerçekleştirildi.</p>

<h2>600’ün Üzerinde Terör Operasyonu</h2>

<p>İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen terör soruşturmalarında, Başsavcı Fahri Mutlu Tosun koordinesinde ve Terör Suçlarından Sorumlu Başsavcıvekili Necati Kayaközü’nün yönetiminde son yılların en kapsamlı operasyon süreçlerinden biri yaşandı.</p>

<p>Açıklanan verilere göre FETÖ, PKK, DHKP-C ve MLKP başta olmak üzere çeşitli terör örgütlerine yönelik 600’ün üzerinde operasyon gerçekleştirildi. Bu operasyonlar kapsamında binin üzerinde şüpheli hakkında işlem yapıldı.</p>

<h2>Yolsuzluk ve İhale Soruşturmalarında da Görev Aldı</h2>

<p>Kayaközü, terör soruşturmalarının yanı sıra kamuoyunda geniş yankı uyandıran yolsuzluk ve ihaleye fesat karıştırma soruşturmalarında da görev aldı. İzmir’de son dönemde yürütülen bazı büyük çaplı belediye ve ihale soruşturmalarının koordinasyonunda yer alan isimlerden biri olarak dikkat çekti.</p>

<h2>Muğla’da Yeni Dönem Başlıyor</h2>

<p>Turizm merkezleri, uluslararası ziyaretçi yoğunluğu ve geniş adli sorumluluk alanıyla Türkiye’nin önemli illeri arasında yer alan Muğla’da artık Necati Kayaközü dönemi başlayacak.</p>]]></content:encoded>
                                                    <image>https://images.tv48.com.tr/media/2026/06/mugla-cumhuriyet-bassavciligina-necati-kayakozu-getirildi_6a33ab3828cdd_h.png</image>
                                <category>Asayiş,Yerel Haberler,Gündem</category>
                <author>Ecem Kiriş</author>
                <link>https://www.tv48.com.tr/muglanin-yeni-cumhuriyet-bassavcisi-necati-kayakozu-kimdir/218187</link>
                <pubDate>Thu, 18 Jun 2026 11:21:38 +0300</pubDate>
            </item>
                                <item>
                <title>Marmarisli Cimbomlar DMD Hastası Sıraç İçin Umut Oldu</title>
                                    <description>Marmaris GSİAD’ın şampiyonluk gecesinde düzenlenen açık artırmada elde edilen 550 bin lira, DMD hastası Muhammed Sıraç Gündür’ün tedavisi için bağışlandı.</description>
                                                     <content:encoded><![CDATA[<p>Marmaris GSİAD’dan diğer Sivil Toplum Kuruşlarına örnek olacak bağış!.. Marmaris Galatasaraylı İş İnsanları Derneği (Marmaris GSİAD); 2025 - 2026 Süper lig Şampiyonluk kutlamasında; takımın imzalı forma satışından açık artırmayla elde ettiği 550 Bin TL’ yi DMD hastası 11 yaşındaki Muhammed Sıraç Gündür’ün tedavisi için bağışladı. MARMARİSLİ CİMBOMLAR IŞIN KARACA İLE COŞTU Pineta Club Event Garden’da, yaklaşık 600 Galatasaray taraftarının çılgınca eğlendiği Şampiyonluk kutlamasında; ünlü Pop Müzik Sanatçısı Işın Karaca sahne aldı. Gecenin yıldızı Almanya doğumlu; Marmaris’e tatilde olan “Lioness” lakaplı Turizmci Figen Helvacı, “Basının Oshimhen’i” lakaplı Gazeteci Ata Sevgi ile birlikte tanıştığı andan itibaren, yaptığı danslarla tüm gözleri üzerine çekti. GALATASARAY TARAFTARLARINDAN MUHTEŞEM DAYANIŞMA Kutlamada en anlamlı anlar ise; Marmaris’te yaşayan 11 yaşındaki Duchenne Musküler Distrofi (DMD) 11 yaşındaki Muhammed Siraç Gündür için yapılan açık artırmaydı. Sanatçı Işın Karaca’nın sunuculuğunda yapılan, takım futbolcularının imzalarının olduğu formalar, açık artırma ile satıldı. Elde edilen toplamda 550 Bin TL gelirin, Muhammed Siraç Gündür’ün tedavisi için bağışlandığı öğrenildi.</p>

<p> </p>

<p>ATA SEVGİ - AjansCANKA</p>]]></content:encoded>
                                                    <image>https://images.tv48.com.tr/media/2026/06/marmarisli-cimbomlar-dmd-hastasi-sirac-icin-umut-oldu_6a2ff1d6421b1_h.jpg</image>
                                <category>Gündem</category>
                <author>editör </author>
                <link>https://www.tv48.com.tr/marmarisli-cimbomlar-dmd-hastasi-sirac-icin-umut-oldu/217848</link>
                <pubDate>Mon, 15 Jun 2026 15:31:51 +0300</pubDate>
            </item>
                                <item>
                <title>Çalışanlara Müjde! Hafta Tatili Yıllık İzin Süresinden Düşülemeyecek</title>
                                                     <content:encoded><![CDATA[<p>Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, yıllık izin hesaplamalarına ilişkin emsal niteliğinde bir karara imza attı. Resmi Gazete’de yayımlanan karara göre, yıllık izin süresine denk gelen hafta tatili, ulusal bayram ve genel tatil günleri izin süresinden düşülemeyecek. Karar, milyonlarca çalışan ve işvereni yakından ilgilendiriyor.</p>

<h3>Hafta Tatili İzin Süresinden Sayılmayacak</h3>

<p>Kararda, İş Kanunu’nun 56. maddesine dikkat çekilerek yıllık ücretli izin günlerinin hesabında izin süresine rastlayan hafta tatili ve resmi tatillerin izin süresinden sayılamayacağı vurgulandı. Böylece işçilerin yıllık izin haklarının daha eksiksiz kullanılması yönünde önemli bir adım atılmış oldu.</p>

<h3>İşveren İzni Kullandırdığını Belgelemek Zorunda</h3>

<p>Yargıtay, yıllık iznin kullandırıldığını ispat yükünün işverende olduğunun da altını çizdi. Buna göre işverenler, çalışanların izin kullandığını imzalı izin defteri veya benzeri resmi belgelerle kanıtlamakla yükümlü olacak.</p>

<h3>Kullanılmayan İzinlerin Ücreti Ödenecek</h3>

<p>Karara göre iş sözleşmesi hangi nedenle sona ererse ersin, kullanılmayan yıllık izin süreleri son brüt ücret üzerinden hesaplanarak çalışana nakden ödenmek zorunda. Yargıtay, önüne gelen somut olayda yıllık izin süresine dahil edilen 4 günlük hafta tatilinin işçinin izin hakkından düşülemeyeceğine hükmederek yerel mahkeme kararını bozdu.</p>]]></content:encoded>
                                                    <image>https://images.tv48.com.tr/media/2026/06/calisanlara-mujde-hafta-tatili-yillik-izin-suresinden-dusulemeyecek_6a2d10e6eaf31_h.png</image>
                                <category>Gündem</category>
                <author>Ecem Kiriş</author>
                <link>https://www.tv48.com.tr/calisanlara-mujde-hafta-tatili-yillik-izin-suresinden-dusulemeyecek/217640</link>
                <pubDate>Sat, 13 Jun 2026 11:05:24 +0300</pubDate>
            </item>
                                <item>
                <title>TV48’in Gündeme Taşıdığı Milas Gençlik Merkezi Dosyasında Ceza</title>
                                                     <content:encoded><![CDATA[<p>TV48 Haber Merkezi’nin 28 Kasım’da gündeme taşıdığı Milas Gençlik Merkezi ve MİLGEM Spor Kulübü’ne ilişkin dosyada yeni gelişme yaşandı. Kulüp faaliyetleri kapsamında toplanan bazı ödemelerin kurumsal hesap yerine kişisel hesaplar üzerinden yürütüldüğü ve bir süre bu hesaplarda tutulduğu yönündeki iddiaların ardından, Gençlik Merkezi Müdürü Aşkın Binbir ile Gençlik Lideri Şahin Demir hakkında disiplin cezası uygulandığı öğrenildi.</p>

<p><a href="https://www.instagram.com/p/DZfso-0tJKy/">HABER VİDEOSUNU İZLEMEK İÇİN TIKLAYIN</a></p>

<p>TV48’in daha önce kamuoyuna duyurduğu haberde; Milas Gençlik Merkezi bünyesinde yürütülen bazı faaliyetlerde ödeme süreçleri, kulüp gelir-gider kayıtları ve kişisel hesap kullanımı iddiaları gündeme gelmişti.</p>

<p>İddialara göre, kurum ve kulüp faaliyetleri kapsamında yapılması gereken bazı ödemeler, farklı tarihlerde Aşkın Binbir ve Şahin Demir’in kişisel hesapları üzerinden yürütüldü. Süreçte, MİLGEM Spor Kulübü’ne ait gelir-gider kayıtları, ödeme hareketleri ve kulüp hesabının kullanım durumu incelemeye alındı.</p>

<p>Edinilen bilgilere göre, yapılan inceleme sonucunda kulüp faaliyetleri kapsamında toplanan bazı tutarların, kulüp hesabı aktif şekilde kullanılmadan önce kişisel hesaplarda muhafaza edildiği değerlendirildi.</p>

<p>Dosyada ayrıca MİLGEM Spor Kulübü’ne ait defter ve kayıtların usulüne uygun tutulup tutulmadığı, gelir-gider işlemlerinin zamanında kayda geçirilip geçirilmediği ve kulüp faaliyetlerinin mevzuata uygun biçimde yürütülüp yürütülmediği de incelendi.</p>

<p>Bu süreç sonunda Aşkın Binbir ve Şahin Demir hakkında disiplin cezası uygulandı.</p>

<p>TV48’in gündeme taşıdığı dosyada, kişisel hesap kullanımı, ödeme süreçleri ve kayıt düzenine ilişkin başlıkların inceleme sonrası disiplin sürecine konu olması dikkat çekti.</p>

<p>Milas kamuoyunun yakından takip ettiği süreç, kamu kurumu bünyesinde yürütülen faaliyetlerde ödeme, kayıt ve denetim mekanizmalarının önemini bir kez daha gündeme getirdi.</p>

<p>TV48, idari tahkikat sürecinin ardından başlatılacak adli tahkikat sürecinin de takipçisi olacak.</p>

<p>Milas Gençlik Merkezi ve MİLGEM Spor Kulübü dosyasına ilişkin yeni gelişmeleri kamuoyuna aktarmayı sürdüreceğiz.</p>]]></content:encoded>
                                                    <image>https://images.tv48.com.tr/media/2026/06/tv48in-gundeme-tasidigi-milas-genclik-merkezi-dosyasinda-ceza_6a2c4737a6152_h.png</image>
                                <category>Asayiş,Yerel Haberler,Gündem</category>
                <author>Ecem Kiriş</author>
                <link>https://www.tv48.com.tr/tv48in-gundeme-tasidigi-milas-genclik-merkezi-dosyasinda-ceza/217606</link>
                <pubDate>Fri, 12 Jun 2026 20:49:51 +0300</pubDate>
            </item>
                                <item>
                <title>Beyaz Et Devlerine Operasyon: 13 Şirkete Kayyum, 32 Yönetici Gözaltında</title>
                                                     <content:encoded><![CDATA[<p>Türkiye'nin önde gelen beyaz et üreticilerine yönelik geniş çaplı bir operasyon gerçekleştirildi. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde 8 ilde eş zamanlı düzenlenen operasyonda, sektörde piyasa işleyişini bozarak haksız fiyat artışlarına neden oldukları iddia edilen 13 şirkete denetim kayyumu atandı. Operasyon kapsamında 32 şirket yöneticisi ve patronu gözaltına alındı.</p>

<h3>Bakan Gürlek'ten Açıklama</h3>

<p>Adalet Bakanı Akın Gürlek, operasyonun ardından yaptığı açıklamada, vatandaşların temel gıda ürünlerine adil ve makul koşullarda ulaşabilmesinin devletin öncelikleri arasında yer aldığını belirtti. Gürlek, beyaz et sektöründe tüketiciyi mağdur ettiği değerlendirilen eylemlere yönelik adli soruşturmanın titizlikle yürütüldüğünü ifade etti.</p>

<h3>Amaç Üretimi Durdurmak Değil, Denetimi Güçlendirmek</h3>

<p>Soruşturma kapsamında şirketlerin yönetimlerine doğrudan el konulmadığı, bunun yerine ticari faaliyetlerin kesintiye uğramaması ve üretimin devam etmesi amacıyla denetim kayyumu uygulamasına gidildiği bildirildi. Yetkililer, uygulamanın mali süreçlerin şeffaf şekilde izlenmesi ve soruşturmanın sağlıklı yürütülmesi amacıyla hayata geçirildiğini kaydetti.</p>

<h3>Kayyum Atanan Şirketler</h3>

<p>Soruşturma kapsamında denetim kayyumu atanan şirketlerin Banvit, Erpiliç, Şenpiliç, Lezita, Keskinoğlu, Hastavuk, Akpiliç, Bakpiliç, Aspiliç, Bupiliç, Gedik Pazarlama, Orvital ve Aypi olduğu açıklandı.</p>

<h3>Soruşturma Sürüyor</h3>

<p>Beyaz et sektörüne yönelik operasyonun ardından gözler soruşturmanın ilerleyen aşamalarına çevrildi. Yetkililer, piyasa koşullarını etkilediği iddia edilen uygulamalara ilişkin incelemelerin sürdüğünü ve elde edilecek bulgular doğrultusunda yeni adımların atılabileceğini belirtti.</p>]]></content:encoded>
                                                    <image>https://images.tv48.com.tr/media/2026/06/beyaz-et-devlerine-operasyon-13-sirkete-kayyum-32-yonetici-gozaltinda_6a2bd15be7320_h.png</image>
                                <category>Sağlık,Gündem</category>
                <author>Ecem Kiriş</author>
                <link>https://www.tv48.com.tr/beyaz-et-devlerine-operasyon-13-sirkete-kayyum-32-yonetici-gozaltinda/217537</link>
                <pubDate>Fri, 12 Jun 2026 12:26:03 +0300</pubDate>
            </item>
                                <item>
                <title>Karataş Plajı Dosyasında Soruşturma İzni</title>
                                                     <content:encoded><![CDATA[<p>Fethiye Karataş Plajı’nda, eski AK Parti Muğla Milletvekili Hasan Özyer’in şirketine ait otel projesi çevresinde başlayan tartışmalı süreçte yeni bir hukuki gelişme yaşandı.</p>

<p>Gündem Fethiye’den Hülya Çetinkaya’nın haberine göre; İzmir Bölge İdare Mahkemesi, yurttaşların itirazını kabul ederek dönemin Muğla Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürü Ömer Bolat hakkında soruşturma izni verilmesine hükmetti. Aynı dosyada iki DSİ görevlisi hakkında da soruşturma izni verilmesi kararı bulunduğu aktarıldı.</p>

<p>Hülya Çetinkaya’nın aktardığı dosya, Fethiye Karataş Plajı’nda “Değirmenboğazı Deresi Islahı” adı altında yürütülen çalışmalarla gündeme gelmişti. İddialara göre, mevcut imar planlarında deniz kaplumbağalarının yuvalama alanı olarak belirtilen ve birinci derece arkeolojik sit alanı niteliği taşıyan bölgede, dere yatağının yönü değiştirildi; alan dolduruldu ve otel kullanımına yönelik düzenlemeler yapıldı.</p>

<p>Çalışmalar sırasında DSİ tabelalarının kullanıldığı, ancak CİMER üzerinden yapılan başvuruya DSİ tarafından verilen yanıtta, söz konusu inşaatın kurumla ilgisi bulunmadığı ve DSİ logolu levhaların kaldırılması için uyarı yapıldığı ifade edilmişti.</p>

<p>Bölgede yaşayan yurttaşlar ve Fethiye Kıyılar Halkındır İnisiyatifi ise çalışmaların mevzuata, imar planlarına ve koruma hükümlerine aykırı olduğunu savunarak suç duyurusunda bulundu. Şikâyetlerde, kamu görevlilerinin denetim ve müdahale yükümlülüklerini yerine getirmediği ileri sürüldü.</p>

<p>Muğla Valiliği, 5 Eylül 2025 tarihli kararıyla soruşturma izni verilmemesine karar vermişti. Valilik kararında, İl Müdürlüğü personelinin yalnızca sekretarya görevi yürüttüğü ve iddiaların ispatlanamadığı değerlendirilmişti.</p>

<p>Ancak yurttaşlar, kararın kendilerine usulüne uygun tebliğ edilmediğini belirterek süreci yargıya taşıdı. İzmir Bölge İdare Mahkemesi 1. İdari Dava Dairesi, 22 Nisan 2026 tarihli kararında itirazı kabul etti.</p>

<p>Mahkeme kararında, dere ıslah çalışmasının Muğla Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü’nün kontrol ve denetiminde yapılmasının öngörüldüğüne dikkat çekildi. Kararda, iddiaların Cumhuriyet Savcılığı tarafından araştırılması gerektiği belirtilerek “yeterli ve makul şüphe” bulunduğu değerlendirildi.</p>

<p>Gündem Fethiye muhabiri Hülya Çetinkaya’nın haberleştirdiği süreçte, böylece Muğla Valiliği’nin soruşturma izni verilmemesine ilişkin kararı kaldırılmış oldu. Dosyanın, 4483 sayılı Kanun kapsamında yetkili Cumhuriyet Başsavcılığı’na gönderilmek üzere Muğla Valiliği’ne iadesine karar verildi.</p>

<p>Hukuki süreç devam ederken, adı geçen kamu görevlileri hakkındaki iddiaların yargı makamlarınca yapılacak soruşturma sonucunda netlik kazanması bekleniyor.</p>]]></content:encoded>
                                                    <image>https://images.tv48.com.tr/media/2026/06/karatas-plaji-dosyasinda-sorusturma-izni_6a2ab65f35329_h.png</image>
                                <category>Yerel Haberler,Gündem</category>
                <author>TV48 TV48</author>
                <link>https://www.tv48.com.tr/karatas-plaji-dosyasinda-sorusturma-izni/217452</link>
                <pubDate>Thu, 11 Jun 2026 16:17:48 +0300</pubDate>
            </item>
            </channel>
</rss>
